20 Haziran 2018 Çarşamba


KUTSAL İZDİVACIMIN, SULTANLIĞIMIN, CENNETİMİN DÖNEMİ BAŞLAMIŞTIR….^^^^
BİLMİLLAHİRRAHMANNİRRAHİM!
HÜÜÜÜ

CENNET DENEYİMLERİM
4444

02.06.2018
19.20

Gücümün, kudretimin, irademin, ‘’ben’’ diye adlandırdığım Münire Mine diye seslenilen bu eşsiz varlığın hayat idaresi Rabbimindir, Allahımındır!
    Bu bilincin kutsal izdivacıyla, bu varlıktan akan her şeyin ‘’O’’ Olduğu hakikatiyle, tam bir güven, iman, ihsan ile huzurdayım. Şükürler olsun!
Bu teslimiyetle önümde açılmayan bir kapı yoktur. Cennet sarayında ‘’ Kun Fe yekun’’ tüm kapıları açmaktadır.
     Korkularım ve şüphelerim beni Rabbimle BİR ve BÜTÜN eylemiştir. Peşimden koşturup beni şüphesizliğin, korkusuzluğun güvenli kollarına sürüklemişlerdir. Onlara da şükranlarımı sunuyorum. Artık onlara ihtiyacım kalmamıştır, görevlerini layıkıyla yapmışlardır.
     Şimdi öyle bir yerdeyim ki; Pürü Pak , Nuru Berrak, Aşk Olmanın, Aşkın Olmanın güvenli, huzurlu, emin, cesur, kudretli alanında Aşk Deryasına akıyorum. Hüüüü….










ŞÜKRETMEK OLMAKTIR

02.06.2018
20.00

‘’ Şükretmek Olmaktır’’
‘’ Şükretmek Tanrıya teşekkür etmek değildir. Şükretmek, mutluluğu elinde olmayanlarda aramamaktır. Şükretmek, hemen şimdi mutlu olmaktır. Şükretmek, bilgeliktir.’’ Burak Özdemir’in kartlarından aldığım bu mesajla idrakım bir açılım daha yaşadı. Hem de en muhteşeminden.
   Kuru kuruya sözlerle teşekkür olmaz. Sen nasıl karşındaki insanda ‘’hal’’ halini görmek istiyorsan. Rabbin de senin (zaten hiç ihtiyacı olmayan) kuru laflarına kalmadı. Onun görmek istediği; sana bahşettiği bu eşsizliği, mükemmelliği yaşıyor, yapıyor, Oluyor oluşunadır. Asıl bunu gördüğünde şükrün şükür Olmuştur. Yaşayan ‘’Hal’’ haline getiren Olman en büyük teşekkürün, şüküründür.
    Nasıl ki sevgilinden de bunu görmek istersen, yaşamak istersen Rabbinde bunu görmek, yaşıyor olduğunu bilmek ister. Sana bahşettiği bilgeliğini kullanmanı, uygulamanı, yaşamanı ister. Bu beceri herkese bahşedilmiştir. Bunu bilen, bu bilinçte olan ve bunu ‘’hal’’ haline ‘’yaşamı’’ haline getirmiş olanların BİRlikte paylaşımıdır Aşk ve mutluluk.
Yoksa bunu başkasında arayan ve senin de bunu başkasına bağladığın bir beraberlik nasıl olabilir ki? Herkes birilerinden arıyor, sen de birisinden arıyorsun, o da birisinden arıyor. Herkes aramada, meğer herkes kendi kuyruğunu yakalamaya çalışan, kendi paradoksunun içine düşmüş. Ne aradığını, nerede bulacağını bilmeden…
   Mutluluğu kendi elinde olan iki insanın, bu mutlu mesut ellerini buluşturup, bu mutluluklarını paylaştıkları kavuşumdur Aşk!
     İşte boşuna demiyoruz; sözde değil, öz de olan sevgi ve bunu varoluşuyla yaşayan, yaşatan sevgi en büyük teşekkürdür, şükürdür, en büyük sevgiliye, Rabbime! Allahıma!
Hüüüü!
22.25

  • Koşulsuzca, karşılık beklemeden akıt, senden gürül gürül akan sevgiyi.
Nasibi olan alsın!
  • AN’nın sonsuz mekan ve zamanında yaşa!
  • Huzurda, neşe ve keyifte kal!
  • Ne istediğini net olarak bil, yap ve yaptır!
  • Kudretinin gücünde, kararlığında net ve emin ol ve öyle davran!
  • İyi niyetinin ve Aşkının merkezinde, her şeyin akışında mükemmel ve mümkün olduğunun bilinçli rahatlığında, su gibi berrak ve naif AK!
  • Hiçbir şey beklememenin huzurlu keyfinde, rahatlığında kal!
  • Beklememenin hareketliliğinde akışta olmanın mucizelerini topla!



ELLER

Mutluluğu kendi elinde olan iki insanın, bu mutlu mesut ellerini buluşturup, mutluluklarını paylaştıkları kavuşumdur Aşk!
02.06.2018
22.53



Sahur vakti gelen;

‘’kaybedecek bir şeyi olmayanlar korkmaz’’ deriz. Evet hiçbir şeyin sahibi olmadığı gerçeğine uyandığında cesaretin doğar.
05.06.2018
00.11








İbnü’l Arabi’nin ‘’Zaman ve Kozmoloji’’ kitabında; Allah-İnsan- Dünya üçlemesini okurken, her insanda ruh- kalp-beden olarak tecelli ettiğinden bahsederken, bende açılan bilgi devamı ;Elif- Lam- Mim şeklinde oldu. yani;
Allah- İnsan- Dünya
Güneş-Ay-Dünya
Ruh- Kalp- Beden
Elif- Lam- Mim

   Yine İbnül Arabinin kitabında günlerin özelliklerinin ve karşılık buldukları ilahilikleri anlatan 135sf. daki tablodan, kendi doğum günüm ile bağlantı kurdum. Salı günü olması hasabiyle o güne ait özellikler beni şu bilgilere ulaştırdı; 3. Gün, 3. Göğün varlığı. İlahi sıfatı: Görme(basar). Peygamber; Harun. Gezegen; Mars. Esma-i ilahi; Kahhar. Namaz; Yatsı. Arapça Menzil; Avva. Türkçe Menzil; Bootes. Googleden buraya bakınca karşıma Adıyaman Kahta köyü çıktı.
El Kahhar’a bakınca şu bilgilere ulaştım; Allahın sonsuz kudretinin karşısında hiçbir gücün duramıyacağını ifade eder. Böyle bir cesaret göstereninde layığıyla cezasını veren. Düşmanların ve kötülerin deffi için ve kendi nefsimizin temizliği için günde 306 zikir diyordu.
Sema olarak; beşinci. Dünyevi bölge; üçüncü. Arapça harfi; Lam
Allah Salı günü göğe emrini vahyetti.
LAM harfi de beni ‘’ Elif,Lam,Mim’’ üçlemesine götürdü. Bu üçlemeyi araştırdığımda da şu bilgiye ulaştım; ‘’ Yaradılmışların çeşitli oluşlar ve ilişkilerle belirlenmiş hayatlarının gerekli kıldığı, ihtiyaç duyduğu irşadlar gayp aleminden gelerek onların hayatlarına girmekte ve yollarına ışık tutmaktadır’’











  
06.06.2018
23.56


‘’ Her nefeste doğ ve her nefeste öl’’
 ‘’ Yaşamı ciğerlerine çek, yaşamı kabul et, hayatı içine al, kabullen’’
‘’ Vesvese yapma, bir sarkaç gibi acaba öyle mi böyle mi deme’’ güven ve ak hayat akışında.
El Rahim Ol!
‘’ Ayın iki yüzü var aydınlık ve karanlık her şey senin seçimine bağlı’’
Bugünün getirdiği mesajlarım;)
Bir de eve gelirken yol üzerinde önce minik bir mavi top gördüm, kaldırımda duran. Apartmandaki bir çocuğundur deyip almadım. Sonra benim güzergahımdaki sokağa dönüp devam ettim bir süre sonra aynı boyda minik kırmızı topu görünce ‘’ yok artık’’ dedim ve bunu aldım. Bu topu alınca bir duraksadım. Dedim ki ‘’ ya dönersin az önce ıskaladığın bu topun eşini de alırsın yada devam edersin, aklındaki şüphe ve keşkeyle’’ ve elbette hiç yapmadığımı yapıp onca yolu tekrar geri dönüp aynı kaldırımda duran diğer minik mavi topu da elimdeki kırmızıyla kavuşturdum. Birde baktım aynı marka iki top. Mucize değil de nedir bu? Mucizeyi ne yada nasıl algılıyoruz ki? İşte bu mucizenin ta kendisidir. Benim eve dönüş istikametimde, aralarında onca mesafe olan iki top, benim sayemde BİR araya geldi. Tam da içimden şu duayı geçirirken; ‘’ Ya Rabbim, bir su tanesi gibi billur, BİRnur gibi seninle, sana doğru akabilmem için kendi kendime yarattığım, kendi önümdeki engellerimden beni arındır, sana iradem de, hayatımın idaresi de teslimdir. Her ne yapıyorsam kavuşmamızı engelleyen hepsinden sana sığınırım. Hepsini serbest bıraktım. Beni azad eyle. Senin Aşk Deryana Bir Nur gibi akabilmem, seyrü sefa eyleyebilmem için bana yardım et’’ diye dualanırken bu toplar çıktı karşıma. Ve hiç üşenmeden gidip onları birleştirdim avucumda. Bu mucizeyi kutlayarak. AN da kalınca, gözlemci olunca ne güzel süprizlerle kavuşuyor insan, şükürler olsun!
00.15










 07.06.2018
22.00

Bu tarih kutsal izdivacımın nikah tarihi ve saati. Rabbimle, Yaradanımla hizalandığım, nurun rahmetiyle yıkanıp tüm engellerimden arındığım ve kutsal BİRlikteliğe aktığım gecem günüm…^^^^


28.05.2018
29.05.2018 Birlik gecemde , esaretlerimden soyunup, özüm olan özgürlüğüme kavuşmuştum. Nur varlığıma, huzuruma, neşeme, kutlamama, kutsamama yükseldiğim nişan gecemdi ‘’O’’ gece.
    Tüm karanlık yanlarımı; korkularımı, endişelerimi, vesveselerimi, şüphelerimi, kuruntularımı, acılarımı, değersizliklerimi, kırıklıklarımı, kötü senaryolarımı… onurlandırıp, beni taşıdıkları Yüce gerçekliğimle onları Aşk eyledim, nişan gecemde.
    Bu gece de oda nikahımı yapıp nikah kurabiyelerimi süsledim. Harmoni salonunda 09.06.2018 tarihinde ruhdaşlarıma, Aşklarıma, dostlarıma ilan edip şahitliklerine sunacağım.
Şükürler olsun!
Hamdu Senalar Olsun!
 Aşk ile HÜÜÜÜ!
00.16









 OLUŞ

12.06.2018

‘’İşleyen demir ışıldar’’
‘’ her şey akar, akan bir nehre iki kez giremezsin….’’
‘’ su yolunu bulur’’
Ve daha bir sürü yol gösterici sözler, deneyimler içerisine girer çıkarız.
  Varoluş gerçeğin, ‘’ Oluş’’ üzerine kurulmuştur. Yani her şey her AN OL maktadır, yeniden ve yeniden. Her AN ölmekte her AN doğmakta her şey ve herkes. Sende AN’la birlikte Öl ve Anla birlikte OL!
     Hakikat böyle iken bu dünyanın içinde illüzyon ve halüsinasyonlarla, obsesif kompulsif , şizofren bir sürü paradoksal durumlar içine sokmuş insanoğlu kendini.    
   Çözüm peki?;)
Çözüm akan bir nehir gibi Olduğunun, tutmaya tutunmaya çalıştığı şeylerin putperesliğinden, yorgun düştüğünün farkına varıp, uyanışta, bilincin uyuşukluğunun, aymazlığının şuurlu hale gelişinde, kendi hakikatine uyanıp, kavuşumunda.
Asıl gücün, kudretin tutmak, tutunmak değil, bırakmak ve özgürce Aşk deryasına doğru, Eminlikle Akmak olduğunu anladığında, seyri sefa başlamıştır. Özgürlüğün eminliğinde, kudretin bilincinde, varoluşun OLUŞ HALİNİ YAŞIYARAK, RÜZGARLA DANS EDİP, GÜNEŞLE YIKANIP, TOPRAKLA KÖKLENİP, SUYLA AKIP, HAVAYLA NEFESLENİP, ATEŞLE OLGUNLAŞIP, DÜNYA İLE AHENKLE DANS EDİYOR, SEMA EDİYOR OLACAKSIN.
15.00











14.06.2018
Geçmişten bugüne bana devredilen hazinemi, Rabbimin bana bahşettiği hazinemi, kutsallığımı, eşsizliğimi, mücevherliğimi, BİRicikliğimi, gücümü, kudretimi, eminliğimi, nurumu, Aşk varlığımı Aşkla kabul ediyor, kucaklıyor, kutsuyorum, kutluyorum. Kun fe yekun!
    Ben eşşsiz bir hazineyim!
Hazineme sahibim, onun güzelliklerini, nurunu ışıldatıyorum. Kun fe yekun!

Not: bu hazinemi açığa çıkartıp, sahip çıkmamı tetikleyen, içimdekini doğurtan müzik; Samaya- Fusion Alchemist( Tribal Trap/ Global Bass/Psy- Dup/Estern/Glitah-Hop Mıxtape.


19 Haziran 2018 Salı

OLUŞ




12.06.2018

‘’İşleyen demir ışıldar’’
‘’ her şey akar, akan bir nehre iki kez giremezsin….’’
‘’ su yolunu bulur’’
Ve daha bir sürü yol gösterici sözler, deneyimler içerisine girer çıkarız.
  Varoluş gerçeğin, ‘’ Oluş’’ üzerine kurulmuştur. Yani her şey her AN OL maktadır, yeniden ve yeniden. Her AN ölmekte her AN doğmakta her şey ve herkes. Sende AN’la birlikte Öl ve Anla birlikte OL!
     Hakikat böyle iken bu dünyanın içinde illüzyon ve halüsinasyonlarla, obsesif kompulsif , şizofren bir sürü paradoksal durumlar içine sokmuş insanoğlu kendini.    
   Çözüm peki?;)
Çözüm akan bir nehir gibi Olduğunun, tutmaya tutunmaya çalıştığı şeylerin putperesliğinden, yorgun düştüğünün farkına varıp, uyanışta, bilincin uyuşukluğunun, aymazlığının şuurlu hale gelişinde, kendi hakikatine uyanıp, kavuşumunda.
Asıl gücün, kudretin tutmak, tutunmak değil, bırakmak ve özgürce Aşk deryasına doğru, Eminlikle Akmak olduğunu anladığında, seyri sefa başlamıştır.
 Özgürlüğün eminliğinde, kudretin bilincinde, varoluşun OLUŞ HALİNİ YAŞIYARAK, RÜZGARLA DANS EDİP, GÜNEŞLE YIKANIP, TOPRAKLA KÖKLENİP, SUYLA AKIP, HAVAYLA NEFESLENİP, ATEŞLE OLGUNLAŞIP, DÜNYA İLE AHENKLE DANS EDİYOR, SEMA EDİYOR OLACAKSIN.
15.00




ŞÜKRETMEK OLMAKTIR



02.06.2018
20.00

‘’ Şükretmek Olmaktır’’
‘’ Şükretmek Tanrıya teşekkür etmek değildir. Şükretmek, mutluluğu elinde olmayanlarda aramamaktır. Şükretmek, hemen şimdi mutlu olmaktır. Şükretmek, bilgeliktir.’’ Burak Özdemir’in kartlarından aldığım bu mesajla idrakım bir açılım daha yaşadı. Hem de en muhteşeminden.
   Kuru kuruya sözlerle teşekkür olmaz. Sen nasıl karşındaki insanda ‘’hal’’ halini görmek istiyorsan. Rabbin de senin (zaten hiç ihtiyacı olmayan) kuru laflarına kalmadı. Onun görmek istediği; sana bahşettiği bu eşsizliği, mükemmelliği yaşıyor, yapıyor, Oluyor oluşunadır. Asıl bunu gördüğünde şükrün şükür Olmuştur. Yaşayan ‘’Hal’’ haline getiren Olman en büyük teşekkürün, şüküründür.
    Nasıl ki sevgilinden de bunu görmek istersen, yaşamak istersen Rabbinde bunu görmek, yaşıyor olduğunu bilmek ister. Sana bahşettiği bilgeliğini kullanmanı, uygulamanı, yaşamanı ister. Bu beceri herkese bahşedilmiştir. Bunu bilen, bu bilinçte olan ve bunu ‘’hal’’ haline ‘’yaşamı’’ haline getirmiş olanların BİRlikte paylaşımıdır Aşk ve mutluluk.
Yoksa bunu başkasında arayan ve senin de bunu başkasına bağladığın bir beraberlik nasıl olabilir ki? Herkes birilerinden arıyor, sen de birisinden arıyorsun, o da birisinden arıyor. Herkes aramada, meğer herkes kendi kuyruğunu yakalamaya çalışan, kendi paradoksunun içine düşmüş. Ne aradığını, nerede bulacağını bilmeden…
   Mutluluğu kendi elinde olan iki insanın, bu mutlu mesut ellerini buluşturup, bu mutluluklarını paylaştıkları kavuşumdur Aşk!
     İşte boşuna demiyoruz; sözde değil, öz de olan sevgi ve bunu varoluşuyla yaşayan, yaşatan sevgi en büyük teşekkürdür, şükürdür, en büyük sevgiliye, Rabbime! Allahıma!
Hüüüü!
22.25

  • Koşulsuzca, karşılık beklemeden akıt, senden gürül gürül akan sevgiyi.
Nasibi olan alsın!
  • AN’nın sonsuz mekan ve zamanında yaşa!
  • Huzurda, neşe ve keyifte kal!
  • Ne istediğini net olarak bil, yap ve yaptır!
  • Kudretinin gücünde, kararlığında net ve emin ol ve öyle davran!
  • İyi niyetinin ve Aşkının merkezinde, her şeyin akışında mükemmel ve mümkün olduğunun bilinçli rahatlığında, su gibi berrak ve naif AK!
  • Hiçbir şey beklememenin huzurlu keyfinde, rahatlığında kal!
  • Beklememenin hareketliliğinde akışta olmanın mucizelerini topla!








‘’kaybedecek bir şeyi olmayanlar korkmaz’’ deriz. Evet hiçbir şeyin sahibi olmadığı gerçeğine uyandığında cesaretin doğar.
05.06.2018
00.11

30 Mayıs 2018 Çarşamba

DENEYİMİNDEYİM




Sevginin varlığına odaklanıp, O’nu var etmenin ve ustaca sürdürmenin deneyimindesin.
    Seni alıkoyacak tüm illüzyonlardan ( zihnin tuzaklarından), bir deri değiştirir gibi soyunup, Aşk olan varlığınla ışıldama ve Aşkı yaratma, yaşama geçirme deneyimindesin.
    Zihnin tuzaklarından, seni yokluk aleminin kurbanı yapıp, acı çekmene yol açan deneyimlerinden, tüm bunların illüzyonist tuzaklarından sıyrıldın. Artık varlık aleminin Aşk Gerçekliğini yaşayan, yaşatan Tanrıçasın. Tahtında zaten oturuyordun.
   ‘’OL’’ demen yeterli!
    ‘’ İçindeki Yaradana, devasa gücüne güven ve dışına yansımasına izin ver.
İçeride gerçekte her şeye sahipsin, sadece buna güven.’’
    ‘’ Vazgeçme’’
    ‘’ Bir An bile boş durma’’
    ‘’ Tahtın üstünde oturuyorsun’’
23.05.2018
Sahur vakti.

     Tam Bir Gönül Verişle sevme ve sevilmenin sorumluluğunu alıp, sadakatle sürdürme deneyimindeyim.
    İçimdeki Elif’in gücünü, kudretini, eminliğini, nurunu, El Vedüd’lüğünü sihirli bir deynek gibi ‘’ Kun Fe Yekun’’ ‘’OL’’ dedirtme ve yaşatma(OLdurtma) deneyimindeyim.
   Sevme ve Sevilmeyi birbirinden gayrı görürsen, yaşayacağında ayrı gayrılık olacaktır.
Oysaki SEVen ve SEVİLen kim? ‘’Ben’’.
 Onlar benim aşk varlığımda BİR ve bütün, tam ve tamam iken yansıttığında, yaşattığında bu BİRlik olmalı. Tam da bunun deneyimindeyim.
    Şimdi şuan bu Kutsal Birlikteliğin sorumluluğunu alıyor ve ‘’OL’’ ‘’ KUN FE YEKUN’’ diyorum.
    Ayırdıkça ayrılıyorsun, gör varoluşunun BİRliğini, gayrı diye bir şey yok. Her şey             ‘’ senden sana, benden bana’’. Dışarıda olan bir şey yok. Ben O’nun içindeyim ‘’O’’ benim içimde.
10.25


  Yaradan olmanın sorumluluğunu bize verdi, deneyimleyip, anlayalım, üstlenelim diye.
Kendi gerçeğini biz olan aynalarında da görmek istedi.
Sabırla bizim bu gerçeği keşfedip, bulmamızı bekledi, bekliyor da. Her seferinde önümüze sunulan deneyimlerle görmemizi, anlamamızı istiyor, biz de her seferinde ıskalayınca, bizden öte üzülüyor. Ama artık BİTTİ, arık TAMAMdır. Kendi Aşk Varlığımın Gerçeğini görüyor, duyuyor, tadıyor, kokluyor, hissediyor ve her bir hücremle, duygularımla, yüreğimle, zihnimle BİR ve BÜTÜN edip kavrıyor ve yaşıyorum. Şükürler Olsun!
     Sev ve Sevil BİRliği benim varoluşumla akıyor, su gibi duru, saf ve berrak. Benden içeridir her dışımda olan, dış diye gördüğüm bendendir. Her şey içeridedir. Mekan yoktur. Mekan, zaman bendendir.
Tayi Zaman
Tayi mekan budur!

11.20


AN’da ve bu Farkındalıkta KAL!
Zihni fark et, oyuna gelme.
Meleke Tavus kanatlarını tüm görkemiyle kabart. Harut ve Marut melekliğini, sihirli gücünü kabul et! Ve görkemli kalkanını oluştur!
      Çok şükür ki peygamberlerle yolumuza ışık tutulmuş, çok şükür ki Hz.Muhammet S.S min soyundan, onun ümmetinden, onun lütfundan, nurundan korunup, kollanmaktayız. Sabırla yolumuzun açılmasını beklenmekteyiz.
     Çok şükür ki zaten keşfedilmiş olan, bize sunulup, ışık tutulmakta, yol gösterilmektedir. Keşfedilmiş olanı yeniden keşfetmenin yoruculuğuna, belki de ulaşılamazlığına girmeye gerek yoktur. Yol bellidir. Varılacak olan bellidir. Aşk menzili çoktan çizilmiştir, rehberlik edilmektedir. Bize düşen Tevekkülle, aklı selim, gönlü selim denkleminde Seyrü Sefa etmektir.

11.50


Hayatının akışının keyfini kaçırma, kendini ANnın merkezinde tut. Acıya, egoya çekme kendini. Evet uzaklaşmış olabilirsin. Bundan ötürü korkuyor da olabilirsin. Bu durumun yarattığı enerjinin nimetlerini topla, onlarla karnını doyurup daha da geliştir kendini. Uzaklık diye bir şey olmadığının güveninde her an yakın olmanın güveninde kal! Mesafeler ayrılık değildir, mesafenin yakınlığını anla. Haleden hale gir ve çık, güvende , eminlik de kalarak sevgiyi, şefkati, aşkı merkez alarak.

19.30
23.05.2018



DENEYİMLER DEVAM

24.05.2018

‘’Kendin cevap ver’’
‘’Şüphe yok’’
‘’ Ruhunu çevik bir hale getir’’

Sahurda gelen mesajlar.

Ruhumun, özümün gücünü çevikleştirmek, daha doğrusu zaten çevik olan ruhumu, açığa çıkartıp, bunun gücünü kudretini yaşama deneyimindeyim.
    Önüme sunulan tüm sınavlar, öz olan potansiyelimi açığa çıkartıp, sahiplenip, sorumluluğunu alıp, güçlü kudretli bir farkındalıkla bunu yaşamıma geçirmem içindir. Egosal kalıplarımdan soyunup, saf olan, pür olan öz varlığımın gücüne, kudretine, çevikliğine ulaşmam ve bu kudretli saltanatımı yaşamam içindir. Zaten tahta oturuyordum. Ama güçsüz bir saltanattı yada belli belirsizdi. Kendi içinde, görünmenin bilinmenin güvensiz çekinikliğindeydi. Ama şimdi bu duruma irademin kudretiyle ‘’son’’ ‘’OL’’ ‘’Kun fe yekun’’ diyorum.
    Saltanatımda , saltanatımdaki sultanlığımda En Nur olmanın, El Vedüd olmanın, El Emin Olmanın ve nice yüce esmaları barındırmanın ilahi kudreti bilinci içerisindeyim. Bu ilahiliğimin yaşam bulmasına ‘’ Kun Fe Yekun’’ ‘’Ol’’ diyorum.
11.40

    Kendi kudretimi ve gücümü yaşamam için kendi önüme koyduğum tüm engellerimin kalkmasına ‘’Kun Fe Yekun’’ diyorum
12.21
    
   

   Öz olan Candan, Özcan’dan , kudretin eliyle aldığım, Aslan başlı kolyemi boynuma taktım. Nişanemi aldım. Mührümü aldım. Şimdi bu mührü hayatıma vurma zamanı ‘’Kun Fe Yekun’’
12.26

   Sabrında ‘’Tut’’ kendini ki selamete eresin.
   Sabırla vermenin ve sabırla almanın ahenginde, kıymetinde, muhteşemliğinde yaşa. Savrukça oraya buraya serpme varoluşunun kıymetlerini. Girmenin ve çıkmanın, almanın ve vermenin dengesinde huzuru bul, huzurda ol.
    Sen Ramazanı tutarken, o da seni tutuyor. Tüm nefsani, egosal yanlarından seni tutup soyuyor öz olan çıplaklığına. O yüzden ‘’Sus’’, sus ki özün konuşsun, sus ki öz varlığın hareket bulsun. Onun gücünü, kudretini, iradesini görebilmen, duyabilmen, hissedip, koklayabilmen, tadabilmen için. Kendi önünden çekilip alan açman gerek. Alan aç ki, Rahim Ol ki Aşk hareket etsin, Vücud bulsun, Rahman Olsun varlığına.
15.46

  

   Seni yapmaya, söylemeye, eyleme geçip kontrolü eline almana, sabırsızca kendini tüketmene sebep olan, kendi önüne kendi engellerini koyup, sonrada onlarla mücadele etmene yol açan, alanını tıkayıp, gelene buyur demene engel olan, sonra da seni eylem tuzaklarına, yoruculuğuna sokan egonu, zihnin oyun tuzaklarını gör ve fark et.
   Öz olan, saf olan yüreğinin rabıtasında, teslimiyetin huzurunda, zaten her şeyin huzuruna geliyor olduğunun eminliğinde, güveninde yaşa. Eylemsizliğin, kollarında rahat et! Bir şey yapmak zorunda değilsin! Bu illüzyondan çık. Saf ve pür olan varoluşunun eylemsiz eylemine şahitlik et! Her şey mutlak mükemmelliği içerisinde olmakta, her şeyin mümkün olduğu sonsuz olasılıkların genişliğinde genişle, esne, rahatla, seyri sefa eyle!
Amin ‘’Kun Fe Yekun’’
16.08  



DENEYİME DEVAM
25.05.2018

Sabah kalktığımda yüreğimden aklıma, aklımdan dilime gelen cümleler şöyleydi;

Benim lütfumda kahrımda BİR.
Hepsi benden hepsi seni sevdiğimden. Kahır gibi gözüken mesafeli duruşum, seni sana, seni bana daha da güçlenmiş olarak getiren nimetleri görüp toplaman, onlardan nasiplenmen için açtığım şefkat dolu sevgi alanımdır. Sevgisizlik değildir asla. Hatta sevgimden şüphesiz bir şekilde pürü pak olabilmen içindir yaşadığını sandığın yoksunluk. Oysaki sana açtığım bu alanda hazinemi sunarak, senin varoluş gerçeğini parlatmak, süslemektir maksadım. Hediyemdir, hediyelerimdir; yoksunluk yalnızlık, istenmemiş, sevilmemiş sandığın illüzyonlarında kendini kahredip çile çekişlerin. Varlık alemindeyken, kendini yoksunluk alemine sokuşların. İşte tam da bunları görebilmen içindir yaşattığım mesafelerim.
    Daha uzak yada daha yakın değilimdir, ben hep aynı yerdeyimdir; hep sevgide, şefkatte , Rahman ve Rahim olanda…
    Narında nurunda BİRliğine erdiğinde tüm deneyimlerinin Aşk olduğunu, Aşka vardığını, seni Aşka soyduğunu anlıyor olacaksın. Anlıyorsun da zaten;) seni ne çok sevdiğimi, sevildiğini.
12.24



‘’ Daha çok sev’’ ‘’Daha çok Sevgi ver’’
Öğlen sularında bir öğrencimin tişörtünden bana verilen mesajdı bunlar.
Diyordu ki her seferinde her ne olmuş olursa olsun, sen daha çok sevgi ver, sevgi kat duruma, kişiye…
13.05

Hayatına yakin ettiklerim de, uzak ettiklerimi sandıklarında hepsi benden, hepsi sana olan sonsuz sevgimden.
Şüphesizliğe uyanasın diye düştüğün şüphelerin.
Gerçek olan tek gerçeğe ulaşasın diye; Aşkın Vahdeti Vücut bulmuş haline.
13.13


DENEYİMDEYİM

26.05.2018
İradeni çevikleştirmek, kararını mıh gibi sağlamlaştırmak deneyimindesin. Kudretinin gücünü görmek ve yaşayabilmek için bunun içerde omurga bulmasına ihtiyacı var. Ve sen Elif olan bu omurgayı güçlendirip, kudretini eline alıyorsun. Sultanlığının Ağsasını oluşturuyorsun. İçindeki bu kararlı irade olan Elif omurgan, dışarda Ağsan olarak beliriyor. Beliriyor ki ‘’Kun Fe Yekun’’ diyebilesin, kendin ve bütünün hayrı için.
Sahur vakti



    İlahi iradenin kudretine duyduğun güvenin Eminliğinde, cesurca hakikatin huzurunda salınmak.
  Etrafında her ne oluyorsa olsun, sen iradenin kudretli kararlılığında, merkezinde(Kabende) nefesinle, huzurla sema edebilmek.
10.34

 

   Tüm bağlardan( ‘’izm’’lerden, gurulardan, mürşitlerden, Pirlerden, kendinden, bildiğin tüm ezberlerden), bağlarından özgür ol ki açtığın sonsuzluk alanında Hakikat vuku bulsun.
12.59



27.05.2018

Günaydın!
Zaten cennetimdesin, cennettesin, hiç oradan kovulmadın. Sadece çekilen illüzyonlu bilinç perdeleriyle bakıyordun. Görmemek ve görünmemek için çektiğin tüm perdelerini aç ki beden evine Şems’in nuruyla şifa girsin ve seni tüm illüzyonlarından şifalasın. Aksi taktirde varolduğunu sandığın, yarattığın katranlaşmış karanlıklarında hasta olup, tabip aramak durumunda kalacaksın.
12.10

Elmayı yediğinden beri, benden ayırdığın iradenin kudretini, şimdi tekrar bana hizalamak için uğraştasın. Yolu bulmak ve bana akmak için can atıyorsun. Bulduğun anda hizamda huzurumda olacaksın. Cennetimden hiç kovulmadığını hep orda sultan olduğunu bileceksin.
12.30



28.05.2018
Sahur vakti

Önce kim olduğunun farkına var?
‘’ Ben Kimim?’’ meditasyonunu boşuna mı yaptırıyorum sana. Kim ve Ne olduğunun farkına, ayırdına var. Sana bahşedilen bu eşsiz hazineyi oraya buraya savrukça, sevgi dilenmek, ilişki dilenmek için zaten sevgisi az, kıt olanlardan dilenerek harcıyorsun.
Sana bahşedilen ilahi Aşk suyunun hortumunu boşa bırakıp, suyun tazyikiyle hortum ucunun bir oraya bir buraya savrulmasına sebep oluyor, bu ilahi suyu da savuruyorsun, hortumun ucunu tutmasını bilmeyenlere veriyorsun.
Neyse ki uyandın!
Şimdi artık bu eşşsiz elmasın kıymetini bilerek parlat. Dünya heva ve heveslerine kapılıp, sana sunulanın ne olduğunu anlamadan, dinlemeden, görmeden sabırsızca üzerine atlama. AN nın kıymetli hazinesinde, eşsiz bir elmas olduğunun da farkındalığı ve idarakıyla, Kudretinin cesareti ve Eminliğiyle, Hakikatini yaşa ve yaşat. Böylelikle Huzura da kavuş.
Öz disiplinine, öz varlığına sahip çık!
Varoluş gerçeğini, kudretinin kaynağını Bil! Ve Yaşa!
04.42   



DENEYİMLERİMİN  KUTLAMASI    YÜKSELŞİMİN  KUTSAMASI
28.05.2018
23.27

Rabbim Şükürler Olsun!
Beni esaretimden kurtardın, özüm olan özgürlüğüme kavuşturdun, özümle olmanın keyfini, huzurunu, neşesini tattırıyorsun, şükürler olsun!
Sen olan değerimin, değerliliğimin sorumluluğunu aldım, bunu keyifle ışıldatıyorum. Artık ışığımı kendime tutuyorum.
Her şey benden bana, ışık olan benim, nur olan benim, Aşk olan benim! Şükürler Olsun! Bu gece kutlama kutsama günü. Kutlu olsun kavuşumum, barışımım, BİRliğim, bütünlüğüm, eşsizliğim, tamlığım, tamamlığım Şükürler Olsun!
Senle olmanın, senin olmanın keyfi ne muhteşem! Allahım beni hep bu huzurlu kollarında yaşat, benimle Aşkla dans et, keyifle, ahenkle, harmoniyle, uyumla Hüüüü
Özgürüm Şükürler Olsun!
Kuş gibi hafif ve huzurda!
Miraçtayım Şükürler Olsun!
Hamdüsenalar Olsun!

Esaretimden geçerek özgürleştim Teşekkür ederim!
Güneş benim, nur benim, ben istediğim için sende parladın. Ama şimdi tüm ışığımı Rabbim olan varlığıma tutuyorum. Işık olan En Nur Olan varlığıma çekilir tüm kutsal yürekler ve bedenler.
Ağzıma balını damlattın ya, daha ne ister bi insanJ Şükürler Olsun!
Teşekkür ederim esaretlerim, beni buraya getirdiniz. Beni özgürlüğüme taşıdınız, teşekkür ederim!
Esaretim, esaret sandıklarım meğerse beni özgürlüğüme taşıyan yolummuş, yoldaşımmış;) Teşekkür ederim!
28.05.2018
29.05.2018 Birlik gecesi ‘’1’’
Hizalanmayı tattığım gece, taçlandırıldığım gece. Kudretime, İlahiliğime, Rabbaniliğime Miracımdır bu gece! Şükürler Olsun!



             Tüm korkularımı, vesveselerimi, kötü düşünce senaryolarımı, şüphelerimi, Meleke Tavusumu, Şeytanımı, İblisimi BİRlediğim, kutladığım, kutsadığım ve varlığımla Aşk eylediğim gecem, gündüzüm, huzurum HÜÜÜÜ Şükürler Olsun!
              Hepsi ne güzel yoldaşlarmış ışık varlığımla kavuşmamı sağlayan. Sonsuz Şükran hepsine, tüm meleklerime, atalarımdan buyana getirdiğim tüm esaret sandığım özgürlük yoldaşlarıma sonsuz Şükran!
            Bu gece onlara ‘’Hak’’ oldukları ‘’Hak’’ ettikleri Hakikatlerine tapınıyorum, ibadetteyim, duadayım, şükrandayım!
             Rabbimleyim Şükürler Olsun!
Her zerremle her şeyimle; nefesimle, suyumla(tükürüğüm ve rahmimin suyu), toprak olan varlığımla(tenimle), kanımla, ateşimle….
Sonsuz varlığımla, hakikatin Huzurunda Huşusundayım. Şükürler Olsun! Hamdüsenalar Olsun!
01.11
   
Kadir Gecem Bu gecem!
01.18
Şükrün de Şükürü Olsun!
01.55

Bu gece Kartallığıma uyandım, uyumlandım. Hiçbir şey tesadüf değil, bu karenin çekilmeside(Nemrut dağında kartalla karşılıklı bakıştığımız foto) öyle. Bu karşılıklı BİR araya geliş, bu gecenin bir ön görseliydi.
  Varoluşumun tüm hallerine uyumlandım, uyandım!
   Bir can dostun benim için söylediği söze ‘’göremediğimi görensin’’ uyandım, uyumlandım!
   Kartallığımın kudretine, Rahmanlığıma uyandırıldım, uyumlandırıldım!
 Şükürler Olsun!
02.28





29.05.2018
 Bu sabah şu mesajla güne başladım; ‘’Sen Gökyüzüsün, gelip giden, olup biten şeylerse bulutlar’’Eckharttoile.
     Evet ben gökyüzüyüm! Berrak, mavi, saf, uçsuz bucaksız ve her daim sevdiceğizi olan Şems ile BİRlikte ahenkle.
      İşte bazen dünya hallerinin illüzyonlarına kapılıp, bu illüzyonları gökyüzüme bulut edip, perde çekiveriyorum sevdiceğizim, Şems’imin önüne.
    Oysaki Şems’im her daim pürü pak bir şekilde benim gökyüzü göğsümde yatmakta, hareket etmekte.
19.24





30.05.2018
Sahur vakti.

Artık bir devir kapanmıştır benim için. Bu devir ki beni değerli varlığımın varoluş gerçekliğine kavuşturmuştur.
   Bu devir; beni değersizleştiren, üzen, inciten, korku ve güvensizlik kaynaklı bir sürü deneyimlerle doludur. Hepsi de birbirine benzeyen, sadece oyuncuların değiştiği, olayların değiştiği bir sürü trajik, depresif, mutsuz, acı dolu, katranlaşmış, firavunlaşmış, nemrutlaşmış anılar, deneyimler, yaşantılarla dolu bir devir. İşte bu devir oynadığı ustaca rolünü tamamlamıştır ve beni Hakikatime kavuşturmuştur.
Tıpkı gecenin içinden gündüzün çıkması gibi.
 Bu devire teşekkürlerim, şükürlerim, hamdüsenalarımla kutsayarak veda ettim. Esaretlerimden soyundum.
    Şimdi ise giydiğim hırkam, Hakikatimin Nurlu Hırkasıdır. Varoluşum bunu fazlasıyla Hak etmiştir. Zaten ‘’Hak’’ olduğumun Hakikatine uyanmış, uyumlanmıştır. Şimdi devir Hakikatimin Hak ettiği gerçekliğini ona deneyim olarak yaşatan hayat dönemine geçilmiştir. En Nur olduğumun, El Vedüd olduğumun, El Emin olma huzurunda, cesaretinde, Hakikatimin tüm varlık değerlerini kapsayan kudretli iradesinde ‘’OL’’ ‘’Kun Fe YeKun’’ dönemidir. Bu dönem ki sultanlığımın saltanatının yaşandığı ve yaşatıldığı, ışıl ışıl Nurunu saçan billur bir su tanesi gibi naif ve akışkandır,  Rabbimin Aşk Deryasına doğru akan.
 Yaşadığım tüm deneyimler ve hayat dönemi; kutlamalar, kutsamalar, neşe ve mutlulukla, sağlıkla, afiyetle, sevgi, saygı, sadakat, saadet, servet ve nice güzel mucizelerle dolu Cennet zaman ve mekanıdır. Hakikatin huzurlu kollarında Seyri Sefa eylemektir. Aşk huşuluğu ile raks etmektir. Ahenkle yaşamaktır.
Hüüüü Kun Fe Yekun.
Amin!
03.52





30.05.2018
11.11
Dedim; İlahi Aşk Çeşmemden akan suyun hortumunun ucu kesik, akıntının şiddetinden bir oraya bir buraya savruluyor. Bu ucu tutmanı ve yeniden kendine bağlamanı mı umut etmeliyim yoksa sana yönelen bu hortumu bende kesmeli miyim? Bu araftan beni çıkar lütfen.
Dedi ki; bırak bu hortumdan çıkan İlahi Aşk Suyunu nasibi olan alsın. Sen sadece koşulsuzca akıt, illaki nasibi olan olacaktır. Benim ki bu kadarmış.
    Eyvallah dedim bende.
Çeşmenin tek koşulu vardı aslında; karşılıklı akıp gürleyerek İlahi Aşk Deryasına BİRlikde karışıyor olmaktı. Yoksa nesnelere, kişilere bir bağımlılığım, bağlılığım yoktu. Benim sadakatim sadece saf olan bu suyun ahenkle karşılığını bulup gürül gürül Aşkla Yüceliyor olmasına. Sadakatim Hakikatime, Hakikat olan Aşkıma.
O yüzden de bu su hiç kesilmiyor, kesilmeyecek de.
     Sadece bu deneyimde; ‘’ Sen tam bir gönül verişle sevmediğinden onun seni sevmesini nasıl isteyebilirsin? Hatta bu ilahi hakikatte bile böyledir. Allah elbette kendini en çok sevenlere gönül verecektir.
  İyilikler, iyiler içindir, temizlikler, temizler içindir. Aşk, sevenler içindir. İlahi aşk şarabı ise onu içebilecekler içindir.’’ Mesnevi_Şerif
 bu gerçeklikle yüzleştim. Gerçekten saf bir iyi niyetle, şüpheye hiç ama hiç yer vermeden, gelenin sabırla kim olduğuna bakıp, usulca, hak ettikçe, koklayarak, duyarak, tadarak, hissederek, görerek onu Rahmime alıp Aşk gerçeğimle Ahenkle dönüştürüyor olabilme becerisini, ustalığını, marifetini sergileyip, sergileyemediğimi gösterdi bana ayna.
       Şükürler olsun ki nimetlerini görüyor ve topluyorum. Bu güzel deneyimimde oldukça zengin olan nimetleriyle özüm daha da bir ‘’ Öz-Gürleşti’’ ‘’Özgürleşti’’.
    Bu nasiple nasiplenmeseydim bende buraya gelemeyecektim. Şükürler olsun! Hamd olsun ki bu araç beni buraya taşıdı. Yoldaşlık etti. Şükürler olsun!
11.11




          Benim içinde bir devir  bu deneyimle birlikte devrilmiştir. Sahurda yazdığım satırlar gibi yeni bir dönem başlamıştır. Aşk ile Hüüüü!
      Son buldurduğum bu devrin kutsallığını, yüceliğini kutluyor kutsuyorum.
Teşekkür ederim, şükürler olsun, hamdüsenalar olsun!
       Gelen yeni dönem hayırlı, uğurlu, Aşklı Olsun! Hüüüü
Mübarek olsun!
11.41


Es Sabur!
En Nur!
El Vedud!

BismillahiRAHMANnirRAHİM!
Rahman ve Rahim Olan ALLAHın adıyla!

11.56




23 Mayıs 2018 Çarşamba

AN




Ben O’nun içindeysem, O’ benim içimdeyse, niyedir, neyedir korku?
AN’da Aşkın tevekkülünde, huzurunda olmak varken.
    Rabıtam Muhammedim, ışığım, yol gösterenim, buldurup, keşfettirenim, mucizeler deryasında Aşkla yüzdürenim, imandan ihsana erdirenim. Şükürler Olsun!
    AN BİR nokta, ben BİR nokta,
    AN bende BİR nokta, ben AN da BİR nokta.
AN’nın Aşk deryasında, zihnin girdaplarına kapılmadan, seyrü sefa etmektir niyetim.
AN bende ben AN’nın BİRlikteliğindeysem, gayrı olan bir şey yoktur gayrı.
   AN’nın sonsuzluğunda seyrü sefada iken, AŞK menzilinde, mesafeler yok olup, seni yakına erdirir.
Uzak yakın sadece gelgitler olur, Aşk kıyısını yalayan.
22.05.2018
19.45



12 Mayıs 2018 Cumartesi

TANRI MİSAFİRİ




‘’ Sen kimsin?’’ dediler…
‘’ Tanrı Misafiriyim’’ dedim…
Misafirliğime açıldım…
Rabhane ye baş konuk edilmişiz!
Hane hane içinde misafir onun içinde…
Baş konuk olmanın hakkı idrakinde misin?
Tek konuğun ‘’sen’’ olmadığının, senden öte olanın da olduğunun, hali ruhiyatında mısın?
Kendine ve kendin diye addettiğin misafir hanene, gelen konuklara layıkıyla davranmakta mısın?
Gelenin ve gidenin kim olduğunun farkında mısın?
Misafirin ‘’tanıdığı’’ ‘’tanımadığı’’ olur mu? Bildiklerin misafir de, bilmediklerin misafir değil midir? Bilmediklerini ‘’ yabancılaştıran’’, onları senden ‘’öte’’ diye gören kimdir?
Gören ‘’sen’’ isen, ‘’öteki’’ dir bir diğeri ya da ‘’yabancı’’.
Gören ‘’ senden öte’’ ise, herkes bilindik misafirdir, herkes baş konuk.
Rabbimin bu zengin misafirhanesinde sen de bir misafirsin. Hem misafirsin hem de misafirhane.
Kendi içindeki konuğu tanırsan, sana gelen ve senden gidenleri de bilirsin. Gönül kapını hep aralık tutarsın. Bilirsin ki hanen korunmaktadır. Onu çalacak hiçbir hırsız yoktur. Bu kapıyı hiçbir korku kilidi tutmaz. Onun kilidi Aşkın Saflığıdır.
  Geleni layıkıyla karşılayabilmek için, içindekini geri çeker, alan açar O’nu buyur edersin. İçerisi ‘’seninle’’ zapt edilmişse gelen kapıda kalır. O’nu buyur edecek yerin yoktur. Bunu göremeyince, ‘’Bana neden misafir gelmiyor?’’ ya da ‘’Gelen misafir neden içeriye kadar girmiyor?’’ diye sorarsın kendine. Oysa soru da yanıt da sensin.
Misafiri layıkıyla ağırlayamıyorsan, misafirciliği layıkıyla ‘’oynayamıyorsan’’ sebebi sensin.
   Kendini bilince, gelenin de her kim olursa olsun, kim olduğunu bilirsin. Gelen RAHMAN Olan Ademoğluysa, içindeki Adem’i geri çeker(buyur eder) ona oturabileceği, hareket edebileceği, kendini rahat hissedebileceği özgür ve sınırsız BİR hane açarsın. RAHİM hanendir açtığın. Çünkü içindeki Adem dışardan sana misafir gelmiştir. RAHMAN olmuştur. İçindekinin de dışa teslim zamanıdır. Sen de sana kalan, sen olan, senden de öte olan Havva’n ile O’na layık olduğu, Hak ettiğiniz konuk severlikle, Rabhanenin Huzurunda misafircilik ‘’Aşk Oyununu’’ oynarsınız.
    Eğer gelen RAHMAN olan Havva kızı ise, içindeki Havva’yı geri çeker, onu sonsuz derinindeki RAHİM’ ine buyur edersin. Böylelikle dışta beliren Havva’n ile Adem olan varlığının gönül köşküne BİRbirinizi Sultan eylersiniz.
 RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAHIN ADIYLA  
BismillahiRAHMANirRAHİM….OLursunuz
HÜÜÜÜ….^^^^

11.05.2018
22.52




29 Nisan 2018 Pazar

DÜNYAN SENSİN




   Her şey senin elinde, her şey senden dolayı. Hayatının filmi senin projeksiyonundan yansıyanlarla çekiliyor. Neyi ne kadar, ne hızda, ne zaman, nerede, nasıl olmasını istiyorsan, bunu yönetecek olan yönetmen de sensin.
   Bir şeyler istediğin kıvamda, zamanda, hızda…vb. olmuyorsa, sor kendine;
Nerde yeterince sevmeyi bıraktın?
Nerde yeterince güvenmeyi bıraktın?
Nerde iyi niyetini bıraktın?
Nerde sorgusuzca inanmayı bıraktın?
Nerde nedensizce sevmeyi bıraktın?
Nerde saf olan ışıltını kararttın?...
     Pür olan sevgi ve iyi niyetini Aşkınla ışıldattıkça, önünde açılmayacak bir kapı, çözülmeyecek bir sorun, ulaşılamayacak bir yer, tez vakitte erişilemeyecek bir murat, önüne serilmeyecek saltanat… kalmayacaktır.
    Bütün dünyam başıma yıkıldı diyorsun, dünyanı başına yıkan kim? Dünyanı baştacı yapan kim?
    Kuşkuların, korkuların, güvensizliklerin… dünyanın yörüngesini yerinden oynatıp, dünyanın başına devrilmesine yol açıyor.
    Aşkın sadakatinde, eminliğinde, yüceliğinde, kudretinde… yörüngeni ilahi harmoninle döndürdükçe, dünyan ışıltısıyla taçlanıyor.
            28.04.2018
             23.57 



28 Nisan 2018 Cumartesi

İMANDAYIM

İMANdayım
Benden gayrı değilsin ki şüphe edeyim.
Şüphe edersem şayet kendimden de şüphe etmiş olmazmıyım?
Ben Emin isem sevmenin ve sevilmenim İlahi Bütünlüğüne vede almışsam bu sorumluluğu tüm zerrelerimle, ki aldım da;)
Eeee o zaman, zaman Sonsuz Aşkın Harmonisinde varoluşun keyfiyle süzülmek.
Hâk ediyor olmanın sonsuz güveninde, eminliğin kudretli kollarında huzurda olmak.
Kalp ile tasdik ettiğimi dil ile ikrar eylerim...^^^^
MM.Arslan
27.04.2018
22.06
#anda #aşkile #güneşmabedi

26 Nisan 2018 Perşembe

YAKİN




 Bebek ışıltısında kal! Aklına vesvese geldiğinde, dünya delil arayan gerçeklikleriyle zihin bulantısı yaşayıp, mideni de hasta ettiğinde al ağzına emziğini ve hatırla saflığın samimiyetini. Pür olan kalbinin akıl koordinatlarında ki BİRlik kavuşumunda hakikatinin yakınlığını ışıldat.
     O ‘na yakın oldukça O da sana yakin. Sen rotanda kaldıkça kavuşum bir o kadar yakin!
24.04.2018
23.24

18 Nisan 2018 Çarşamba

VAROLUŞUMUN DEĞERİNE ARMAĞANIMDIR




AŞK’IM AŞKIM!

Aşkı muhabbetim, Aşkı Muhammedim!
Aşkın muhabbetin de Erenim, Erdirenim!
Aşk mabediyim, muhabbet haneyim Aşkımın Saltanatına!

Hem görünenim hem de görünmezim, hem bilinenim hem de bilinmezim( bilmezim), hemi de bunların arasında ki sisli BİR sırrım inceden, BİR nefes gibi yakın.
Yazanım yazdıranım, nurunu akıtan’ım akıtanım.
Şahit olanım, olan’ım(olunanım)
Karanlığın sessizlik ile kardeşliğinde, nurun sesini doğuranım, doğuran’ım.
Yapanım yaptıranım!
Şu koca dünyada görkemli BİR yankı tepesiyim, her söyleneni, her yapılanı… yansıtanım, yansıtan’ım.

İlahinin Harmonisiyim, İlahi Harmoniyim!
HÜÜÜÜ…^^^^

16.04.2018
22.29

Varoluşuma bu satırları armağan ederken, varoluş BİR çam fidanının üzerine izdivaç Aşkı Şerifi yazdırttı. Gecenin nurundan akan Aşkı Şerif şöyleydi;
  
 Her Can Kavuşmak ister!
     Su susuza, susuz suya!

   Eren CAN’ın , AYTEN’li Yarene,
   AYTEN’li Yarenin ERCAN’lı Yar’ında
  BİR Olmuş Fidanın,
   Senin Elinden Toprağa Kavuşumunun
   Şahitliğidir Bu!
                                      

Tüm bu armağanlar ruhumun özgürlükle aşk yolunda sefa ile dans ile kutlama ile neşeyle, huzurla, coşkuyla, samimiyetle yol alışının başlangıcıdır. Cefa yolundan SEFA yolu doğmuştur. Tıpkı karanlıktan doğan nur gibi. Tıpkı ben gibi, sen gibi, biz gibi….^^            Varış O’NA dır.


Armağanım Armağanımdır Meryem’e…



10 Nisan 2018 Salı

AYNADAN AYNAYA




    Aynadaki sır dedi ki; karanlığımdan çıkar ışık. Karanlığım gösterir sana ışığını. Tıpkı gecenin karanlığından çıkan ışık gibi.
    Karanlık ve aydınlığın BİR olan yüzüdür ayna. Aynanın sırrında tersini gördüğün, yüzündeki beyanın BİR olan ifadesidir.
      Aynanın sırrını bir diğer aynaya gösterdiğinde, terslik düz olmuştur. Bir diğer ayna sırrı çözmüş, görünür eylemiştir.
    Aynalar sırda yazılı olanı beyan eder onun karşısında gizli kalmaz.
    Aynanın tozsuzluğu seni ayan beyan ederken, hele bir de aynanın aynaya aksi seni dipsiz, derin ummanlara salar. Artık gören görünen yoktur. Sonsuzluk açılmıştır.
    Ayna bir diğer aynanın ancak sırrındaki yazıyı okunur eylerken, ona aynalığını hatırlatır. Karşısındaki de aynada aynalığını hatırlayıp yüzünü diğer aynaya döndüğünde artık yansıyan tek şey HAKİKATin dipsiz derinliğidir.

09.04.2018
23.19





2 Nisan 2018 Pazartesi

Zenginken Dilenmek Paradoksu




Her şeye sahipken, her şey iken her şeye dilenir olup, bu yüce varlığı paspas yapmak.

Bu kutsal varlık hazinesinin emanetçisi olduğun gerçeğine sahip çıkmak senin hizmetindir.

Bu kutsal hazineni, sende zaten mevcut olan değerler için çarçur edip, değer bilmeyenlerden değer isteyip, kendini değersizleştirip fakirleştirmek ne büyük acı, ne büyük  HAKsızlık.

Yok diye dilendiğin her şey için bulacağın karşılık yokluk, yoksunluk olacaktır.

Yokluk yokluğu, varlık varlığı getirir;)
00.05
31.03.2018



                        

23 Mart 2018 Cuma

SESSİZLİĞİN ANLATTIKLARI



‘’Suyun Sesi’’ adlı filmden yansıyanlar;)

Sessizliğin gücü, cesareti, soğuk kanlılığı, sabrı, zamansızlığı, ANnın sonsuzluğu, derinliği ve nice niteliklerini gösterdi ve dedi ki;

    Sessizlik derinliktir, gizemdir, çekicidir. Alan yaratır varoluşa, var olanlara…
    Sessizlik güzelliktir.
    Sessizlik derin bağlılıktır varoluşuna, varlığına, gerçeğine, ilahi kaynağına, doğana.
    Sessizlik huzurdur, huzur da olmaktır.
    Sessizlik ANnın zamansızlığında kendinin ve her şeyin Hakkını vermektir.
    Sessizlik telaşsızlıktır, sakin ve rahat olmaktır. Yetişecek bir şey yoktur, tıpkı kaçırılan bir şey olmadığı gibi.
    Sessizlik yaratımdır, yaratıma alan olup fırsat açmaktır.
    Sessizlik iç görüne olan sonsuz güvendir, eminliktir.
    Sessizlik su gibi duru, su gibi akışkan olmaktır.
    Sessizlik görmektir, duymaktır, koklamaktır, tatmaktır, dokunmaktır.
    Sessizlik tam zamanında Olmaktır, tam zamanında yapmaktır.
    Sessizlik OLmaktır!
                    İnsan Olmaktır!

21.03.2018
Kızlarağası Hanı








NOKTADA Kİ SONSUZLUK, SONSUZLUKTA Kİ NOKTA




     Zaman bir döngü ise, tıpkı dünya gibi kendi ekseninde dönen bir yuvarlak, bir çember ise bunun ne başı vardır nede sonu. Sonsuz bir döngü. Bu döngünün içinde dönüyorken aslında gelecek belki de geçmiştir. Geçmiş olan da gelecektir bu koşulda. Geçmiş olan gelecek, gelecek olan geçmiş BİRlikteliğindeyse eğer ikilik yoktur. Tek var olan AN noktasının sonsuzluğudur. Tek sabit olan budur.
     Tıpkı saatin akrep ve yelkovanını bir arada tutan nokta, tıpkı Semanzenin sol ayak baş parmağı ile diğeri arasında çivilediği nokta, tıpkı Dünyanın, Ayın, Güneşin… kendi etraflarında vede diğer yörüngelerde dönerken sabitlendikleri nokta.
    Bu nokta(merkez); bu sabitlik; Kabe, Kamil İnsan, Elif, Vahdet-i Vücud…

03.03.2018
00.01

21 Mart 2018 Çarşamba

‘’SEVİLMEK DE LAZIM!’’ diye seslenen ses




"Sevilmek'de Lazım!" Diye Seslenen Ses.
"Sen sevdiğinden gayrı mısın ki ayrıca sevilmeye talip oluyorsun?"
"Sevmeyi, yani aşkı sana veren kim?" Kenan Rifâî

Ben, sen, o... Ayırmalarla, ayrılmaktayız sevdiceğimizden. Kavuşmak isterken, şirk karanlıklarında boğulmaktayız.
Sende beliren Ask, sevildiğin icindir. Zaten Hâk olmus, Hâk etmissindir. Zaten Bir Yurek Oldugun Sevdicezinle, Aşk şerbetini BIRlik eminliğinde, cesaretinde, selametinde, imanin huzurunda içmektesindir.
Bunun yerine seçtiğin şüphelerinle, korkularinla, guvensizliklerinle sabirsizliklarinla, düştügün gereksiz çabalarınla...
Kendini kendinden parçalayıp, ayırıp, reddedip, kendi kendini neşterlemekte, acı sularla kendini zehirlemektesin...
MM.Arslan
22.02.2018
20.30



19 Mart 2018 Pazartesi

SANDUKA




   Önceleri bilmez insan insanlığını, insanlığının himmetini. Yaşadığı dünyanın gerçekliği öyle bir sarıp sarmalar ki onu, gittikçe kendi gerçekliğine yabancılaşır. Aradaki uçurum öyle bir artar ki, tam uçurumun kıyısında ki arafta kendi gerçekliğini sorgulamaya başlar. Ne zaman ve nerde bırakmıştır en son kendi öz varlığını? Ne sebep olmuştur, küskünlüğüne, suskunluğuna, korkularına,… ?  Kendiyle kurduğu bağı hangi bıçak kesmiştir? Öz bağı kesilirken Rahman olan Rahimden, terkedilmiş mi hissetmiştir yoksa kendini?
   Oysaki kesilen bağ ile sonsuz olan kendi varlığına bağlanmıştır. Bir kopuş, bir terk ediş yoktur kendi olan himmetinden. Kendi sonsuzluk deryasına yelken açmıştır oysa ki. Gerekli olan pusula da kendi omurgasındaki manyetik alana sırlanmıştır. Halbuki bu sırrı yüklenmeyi, üstlenmeyi taa en baştan kendi kabul etmiştir. Evrendeki hiçbir şey onu üstlenmeye cesaret edememişken. Çünkü damarlarındaki kudrette cesaret yakıtı dolanmaktadır.
    İşte bu hazineyi kabul edip, sonrada hazineyi unutup, başka yerlerde aramaya kalkan hazin bir paradoks hikayesidir yaşanan.
    Bu paradoksu çözdüğünde, hazinenin kapağını açan anahtarın, Elif oluyor, sen oluyorsun, ‘’O’’ oluyor her şey. BİRliğin sırrına erdiğinde Himmetine kavuştuğunda, tüm şaşılıklar ortadan kalkıyor.
      Ondan başka bir şey yoksa eğer, nedendir? Kimdendir sakınıp sakladığın Himmetin, Hidayetin?
    Saklayacak biri yada birileri yoksa, kimedir sakındığın?
    Gözündeki şaşılık perdesi kalktıysa eğer, her yerde, her şekliyle gördüğün yalnızca sendir. Senden de öte ‘’O’’ dur. Eeee zaten ‘’O’’ da bilinmek istemiştir. ‘’ Ben gizli bir hazine idim, bilinmek istedim, mahlukatı yarattım’’ ‘’ Mahlukatı yarattım ki, bana bir ayna olsun ve o aynada cemalimi göreyim’’ demiştir. Sonsuz olan kaynak bilinmek istemekteyken, biz neyin üstünü örtüp, gizlemeye çalışmaktayız? Neyi inkar içindeyiz, inanıp iman ederken? Kavuşmak isterken, ittiğimiz, sakındığımız, korktuğumuz ... nedir?
    Tıpkı yaşamlarımızda da istediğimiz şeyleri,  hayatımızda olduramayışımızın özünde olduğu gibi. Nasıl olsun ki, hem çekip hem iterken? Hem inanıp, iman edip hem de inkar ederken, şirk koşarken. Şaşı bakıp şaşkınlıklar deryasında kaybolurken. Deryanın içinde deryalığını yitirip ararken.
       Her birimiz BİR SANDUKAYIZ, bilinmeyi isteyen. Bu sandukanın kapağını açıp, içindeki hazinelerin nurunu yaymak, senin ilahi mirasın. En başta kabul ettiğin bu sorumluluğu layıkıyla yerine getirmek tüm gerçekliğinle. Bu ilahi beden sandukasının içindeki hazineleri yaymak, ışıldatmak tüm görkemiyle karanlıkları.
       Sakınıp, saklayarak değil. Aşkın, sevginin, şefkatin, Eminliğinde kapağın kilidini açmaya niyetli olanların, talip olanların yoluna hazinenin kapağını aralayarak ışık tutup, yol göstermektir kula düşen.
       Kapıda durmasını da, kapıyı çalmasını da bilene, sabırla bekleyene açılır cümle sandukalar.
       Sana gelmesini bilene ver, karşılık beklemeden sevgini, paranı, hidayetini ver…
Verdiğin kim? Sen . Aldığın kim? Sen.  Veren kim? Alan kim? Karşılık bekleyen kim?
      Sevgini koşulsuzca verseydin, hiçbir şüphe kırıntısı dahi barındırmadan akıtsaydın, değersizleştirmezdin kendini, paspas olmazdın kimselere. Hazineni tükenmiş, boşuna çarçur edilmiş hissetmezdin.     
     Kendi hazinene sahip çıkıp sorumluluğunu alsaydın eğer, sana gelenin de, senin gittiğinin de senden başka ‘’O’’ dan başka bir şey olmadığını da bilir, Eminliğin teslimiyetinin huzurunda, sonsuzluk deryasında yüzerdin.
        Vakit bu vakittir üstadım! Sonsuz zenginlikteki mirasını zaten en başta kabul etmişsin. Şimdi bunu hatırla ve sorumluluğunu kabul et. Ve ışıldat, ışıl ışıl tüm görkemini beden sandukasındaki hazinenin. Saç herkese ve her şeye, sakınıp saklamadan. Tıpkı güneş gibi, toprak gibi, su gibi, ateş gibi, hava gibi…^^^^
    YA HUUU!

18.03.2018
21.40
MM.Arslan
Dönüş yolunda, otobüste doğum;)
Ebem Meryem Suna