4 Ağustos 2019 Pazar

Ağrı Dağı Seferi



Sıdretül Münteha
       Sınırlarını genişletmek, varılacak en uç sınıra varmak, illüzyonuna " gerçek değil" sin diyebilmekle başlıyor. O büyülü dünyanın içinden geçip, tüm korkularına, endişelerine, olmazlarına " gerçek degilsin" diyerek, onlara vermediğin gerçekliğin seni yeni mucizelerle dolu dünyana açıyor. Tıpkı Alice harikalar diyarına geçiş yapmak gibi;)
       Nerde, nezaman ve nasıl olursa olsun senin akışını durduran her türlü zihinsel endişe ve korkularının, olmazlarının, kötü düşünce alışkanlıklarının ve onların kurduğu senaryolarının icine dal ve onlara dokunarak " gerçek değil"siniz de ve sis perdeni aralıyarak kendi sınırını genişlet, özlediğin öz cennetine var.
      Özgerçekliğine verdiğin iman ile yürüdüğün sarp, taşlı, karlı, tüm zorlu yollar bir halı olup önüne seriliyor adeta. Tüm cennet işaretleri de trafik işaretleri misali dogru yolda olduğuna dair sana göz kırpıyor, kah bir kelebek kah  kalp şeklinde bir taş olarak beliriyorlar.
      Asıl tırmanış zorluk olarak önüne koyduklarını farkedip, onları özüne varışının basamaklarına, Cennet adımlarına dönüştürebilmek. O zaman yapılamıyacak iş, aşılamıyacak zorluk, tırmanılamıyacak zirvenin olmadığını deneyimin içinden geçerek öğreniyorsun. Yeter ki olmazlarını fark et ve onları önüne basamak et.

" Zorluk olarak nitelendirdiklerindir asıl zorluğun, yoksa tırmanmak değildir tehlikeli olan, asıl tehlike bedenine, kalbine, ruhuna, zihnine duyduğun güvenin BİRliğine olan şüphendir"
02. 08. 2019

Sonsuz Şükürdeyim...
Sonsuz olan varlığıma,
Bu varlık ki yüceliğini gösterdi, imkansız olanın olmadığını, aşılamıyacak bir zorluğun bulunmadığını deneyimlettirerek. Yeterki güven, yeterki aklın ve kalbin izdivacında Aşk ile teslim ol, her şey nimetleriyle önüne serilir. Yürünmez olan yol önüne halı serer. Aşılmaz olan zirve seni sevgi ve merhametiyle kucaklar, eteklerinde seni "Vav" eyler.
   Ağrı dağı seferimizde dağın Rahman olan heybetli yüceliğinin azameti, bizi yürürken hem gökyüzünden zirvesine çekmekte hemde ayak tabanlarımızdan kökleyerek, temkinli teslimiyetle başımızı öne eğdirip "Elif" eylemekteydi.
Rahim olan sonsuz sevgi ve merhametinde etekleriyle bizi kundaklayıp "Vav" eylemekteydi.
    Buraya ancak hem Elif olup hemde Vav olup, onun kutsal izdivacında, BİRliğinde, bütünlüğünde, teslimiyetinde olmadan çıkamazsın diyordu adeta.
"Soyun" tüm çıplaklığına ve saflığına, "öl" tutuğun ve tutunduğun ne varsa, hepsinden bagımsız, korkularına cesurca meydan okuyarak bir " Birey" gibi bir "Elif" gibi yürüyebilirsen gel diyordu.
Sen Atalarından aldığın zengin mirasın güç ve kudretiyle, toprak olduğun, taş olduğunun bilincinde güvenle, teslimiyetle yürüdüğunde tüm yollar lütuf, tüm adımlar ibadet oluyordu adeta. Ve sen yol aldıkça seni senden daha iyi bilen, koruyan, kollayan, kuşatan, kutsayan Yüce Allahın, senin taşıyabileceğin ölçüyü bildiğinden, senin kabını bildiğinden, Rahim olup kutsal eteklerinde seni kundaklayıp "Vav" eyleyerek dur demekteydi. "Dahası seni yakar, dahası seni yoldan edebilir, seni bensiz, beni sensiz kılabilir. Ben ise ancak senin aynan ile parlar, senin aynan ile Yücelirim. Ben sensiz neylerim" der ve ilanı Aşkını sunar. Kutsal Birliktelik ve Vuslattır artık. Elif ve Vav'ın birliği beraberliği, sınırsız genişligidir artık vakit. Zirvedir vardığın. Yüceliğindir, yüceldiğin gerçekliğin, sonsuz sınırsız olan varlığına genişlemendir.Buna uyumlanmandır en doruk noktan.
      Bu tırmanıştır ki hem ölümümüz hemde doğumumuzdur. " İnsan Vav gibi doğar, Elif gibi ölür". O yüzdendir ki tırmanırken her türlü korkularımıza öldük, tuttuklarımıza tutunduklarımıza öldük. Bizi yüce varlığımızdan ayrı koyan yanılsamalı gerçekliğimize Elif gibi ölüp, eteklerinde ki doruğunda kundaklanıp(çadirdaki uyku tulumlarındaki hallerimiz;) " Vav" olup, asli hakikatimize, yüceliğimize, azametimize, bilgeliğimize, Fatma Meryem Suna suretiyle hepbirlikte İsa olup doğduk. Tıpkı yatay(zahir) ve dikey( batın) de Hz İsa'nın doğum ve ölüm çarmıhına gerilip Miracına erişmesi gibi..
Şükürler Olsun!
Hamdu Senalar Olsun!


03. 08.2019
16.30
Dönüş yolunda....^^
Münire Mine Arslan




2 yorum: