9 Aralık 2017 Cumartesi
Hâk Etmek
Doğum günü hediyem meğer hazır olmamı bekliyormuş sabırla. Onun kıymetini, değerini bilip o hassasiyet ve özende davranabilecek olgunluğa ermem için. Tıpkı zamanından önce bir cocuğa değerli bir hediye verildiğinde onu anlamayıp, bozup, parçalayabileceği gibi, gerekli olgunluğa ve kıymet bilir hale gelmesini beklemek gibi.
Hediye vede hediyeler hep beni bekliyorlar, zamanının gelmesini, tıpkı özel günlerin zamanının diğer günlerden farklı olması gibi. Yemek için olgunlaşmasını beklediğimiz meyvalar ve sebzeler gibi. Ne daha önce nede daha sonra. Tamda O ANda. Tamda Zamanında.
Her şeyin En Güzel En Hayırlı olan zamanda gerçekleştiğinin bilinci sabrı ve teslimiyetin selametinde.
"Hâk etmek" ne demekmiş?
Şimdi daha berrak görüyorum, şükürler olsun!
Hâk Etme!
Hâk Olmak!
Hâkkın Olmak!
Hâkkın olanları almak!
Hâkkın olanları vermek!
Her şeyin Hâk olduğunu, Hâkkın olduğunu bilmek!
Sen, ben, o diye birşeyin olmadığını, her şeyin Hâk olduğu gerçeğini yaşamak !
Şükürler olsun!
Hû..
09.12.2017
21.30
M.Münire Arslan
26 Kasım 2017 Pazar
KENDİNE SAHİP OL
Nasıl olur da ağzımdan çıkan sözlerden, sözlerimin tınısından; elimden akan kelimelerden; jest, mimik, hareket olarak beliren iç isteklerimden; duyumsayıp algıladığım ve de dışa yansıttığım her şeyden şüphe duyabilirim.
Kusursuz BİR yaratımdan akan, her şeyin varlığı da kusursuz iken, bu gücün ve saflığın gerçekliğine sahip olup, sorumluluğunu üstlenmek varken, şüpheyle ayırmaktayım kendimi kendimden, kendim olan Yaradanımdan.
26.11.2017
21.54
Münire Mine Arslan
Kusursuz BİR yaratımdan akan, her şeyin varlığı da kusursuz iken, bu gücün ve saflığın gerçekliğine sahip olup, sorumluluğunu üstlenmek varken, şüpheyle ayırmaktayım kendimi kendimden, kendim olan Yaradanımdan.
26.11.2017
21.54
Münire Mine Arslan
3 Kasım 2017 Cuma
MERKEZİM
Sen olan merkezimde daim eyle ki
sen olup döneyim!
Sen olan merkezimde daim eyle ki
her şey etrafımda dönsün!
Sen olan merkezimde daim eyle ki
sema ile aşk olup, aşk ateşinin etrafında döneyim! semalara ereyim!
Dünya olup, hem sen olan kendime hem de aşk ateşi olan Güneşe döneyim!
Mevlana olup Şems'e döneyim!
Aşk olup sonsuzluğa ereyim!
01.11.2017
Adem Alemin içinde, Alem Ademin içinde dönmede...^^
bul merkezini, döndür alemini...^^
M.Münire Arslan
sen olup döneyim!
Sen olan merkezimde daim eyle ki
her şey etrafımda dönsün!
Sen olan merkezimde daim eyle ki
sema ile aşk olup, aşk ateşinin etrafında döneyim! semalara ereyim!
Dünya olup, hem sen olan kendime hem de aşk ateşi olan Güneşe döneyim!
Mevlana olup Şems'e döneyim!
Aşk olup sonsuzluğa ereyim!
01.11.2017
Adem Alemin içinde, Alem Ademin içinde dönmede...^^
bul merkezini, döndür alemini...^^
M.Münire Arslan
23 Ekim 2017 Pazartesi
YAMAN ÇELİŞKİLER
Niye hayatıma
arzuladığım, istediğim sevgiliyi, kutsal birlikteliği sokamadığımın idrakına
vardım bu gece. Dünden beri mesajlar veriliyorken şimdi şuan 21.00 feribotunda
beklerken uyandım.
Dün gece bir mesajcı dedi ki; bu işler mürşitsiz, Kamil
insansız olmaz. Bir sürü de örnek verdi kültürümüzden, topraklarımızdan… Ben de direndim ona bal gibi olur diye.
İnsanın müridi de mürşidi de kendisidir, Yaradan ona yön verir. Eğer
ihtiyacıysa öyle olur, deyip kestirip attım.
Bugün de öğlenden
sonra yeğenimle sohbetleşirken, konu ilişkilere geldi. O da bana ‘’hala sen
Şems’ini bekliyorsun’’ dedi. Ve idrakım, uyanış arefesine geldi.
Şimdi de anlıyorum
ki ben sevgiliyi arzulayıp isterken, bir yandan da kendi kendime yolumu bulurum
deyip, kendi yoluma taş koyuyormuşum. Sevgili diye istediğim ‘’O’’ değil mi ki?
Mürşit mürit, mürit mürşit olduğumuz. Birbirimiz de yok olup ‘’O’’ olduğumuz
değil midir ki? Bal gibi ben de Kamil İnsanı istiyorum, yoldaşımı istiyorum
tabi ki. Nasıl bir yanılsamaya düşmüşüm de, dün gece bana anlatmaya çalışan
elçiyi( mesajcıyı) anlamayıp ona; ‘’ aradığın sensin, sen Kamil İnsan
potansiyelisin, kendi kendine de yürüyebilirsin bu yolda’’ demiştim. Ve şimdi
anlıyorum ki istediğim ilişkiyi hayatıma sokamayışım; bu anlayış düzeyimle
kibre düşüp, acizliğimi kabullenmeyip( bu gece ki Tantirik toplantımızda Hasan
Sonsuzun hatırlatmasıyla) Kamil İnsanı reddedişimmiş. Bir dış gücün
yönlendiriciliğine içten içe tepki duymuşum. Özgünlüğümü, özgürlüğümü,
özerkliğimi savunurken kibrin esaretinde yalnızlaştırmışım kendimi. Sonra da yoldaşımı arar olmuşum. Asıl özgürlük
ÖZERKlik meğerse kibirime teslim olup, ondan sıyrılabilmemmiş. Özde GÜRLEŞMEK
(ÖZGÜRLÜK), BİRliktelikle güçlenecek bir durum. Tıpkı Özdeki gücü, kapsayıcılığı
yani ÖZERKliği erilin ve dişilinle kavuşunca elde edebileceğin gibi.
Bir ilişkidir insanı BİR eden.
Hayat yolunda Yoldaşlık, Rehberlik, Candaşlık, Aşkdaşlıkdır
Aslolan. Aşk olan.
Yeğenimin dediği gibi Şems’imi arıyorum, bekliyorum, teslim
oluyorum.
Ben dişil olup, rahim olmanın kutsal teslimiyetin de aşk
okyanusunda akmak varken, eril de olup ; her şeyi kendimin de yapabileceği
(hatta müritte benim mürşit de benim diyerek) anlayışıyla, aradığımı iter,
çeker vaziyete gelmişim. Çelişirsem nasıl akabilirim ki? Çelişirsen akamazsın.
Gel git yaşar durursun. Tıpkı içimdeki güce tam teslim olmayıp, ondan şüphe
duyarken, korku ve vesveselerle endişelerle sürekli güven kırıklıkları
yaratarak yürürken, dışardan da bir gücün beni yönlendirmesini beklemek ona güvenmek
ama ona da tam teslim olamayıp bilinç altından tepki duymak.
Aman Allahım ne yaman çelişkiler bunlar, bu çelişkiler
havuzunda bir yandan da okyanus olmak paradoksunu yaşamaklar.
İçimizdeki sonsuz kaynağa tam teslim olup, onun içsel
yönlendirmesiyle emin bir şekilde aksak Amenna, o zaman zaten her şey
kendiliğinden zuhur edecek. İçimizdeki
aşık ile maşuk'un BİRlikteliği her şeyi dışarda da var edecek. Bir yanda bu
içsel kaynağa tam teslim olmayıp şüphe ve korkularla BİRlikteliği
oluşturamazken ,bir yandan da dışarıdan bir sesin bizi yönlendirmesini, bizim
için en doğru olanı söylemesini isteyip, ona da tam itaatkar olmayıp, bir
tarafımızda ona başkaldırarak direnç göstermeler. Nasıl bir teslimiyetsizlik
her durumda yaşanan? Nasıl bir korkudur ki kavuşmak istediklerimizi
uzaklaştıran? Nasıl bir inançtır ki her daim şüphe duyup, El Emin olmaktan
alıkoyan? Kendimize dahi teslim olamıyorken, nasıl bir Müslümanlıktır ki inanılan?
Değil midir ki Müslümanlık teslimiyet? İçindeki ve dışındaki BİR ise nedendir
duyulan onca şüphe? Nedendir onca ayrım? İçindeki BİRlikteliğe inanırken,
dışarda diye böldüğünü farklılaştıran nedir?
Sonsuz olan evren de sonsuz noktacıklarsak, her bir
parçacığımız her birimiz değil midir ki? Bu sonsuzluk içinde sonsuzluk olan bu zerrecikleri
nasıl ayırabiliriz ki birbirinden?
22.10.2017
9.28
16 Ekim 2017 Pazartesi
PATLAT KENDİNİ
PATLAT KENDİNİ
Yerkürenin derinliklerindeki eriyen enerjiyi hisset. Tıpkı bir volkan gibi. Bu enerji senin bedeninde de hareket ediyor. Bu sıcak sıvıyı hisset. Herdaim her hücrende yenilenen bu enerjinin hazzını tüm bedeninde yükselt. Bu enerji sıvısıyla( lavlarıyla) bütünleş.
Bu bütünselliğin yüceliğinde Taçlandır kendini, parlat, patlat tüm enerjini.
Yer kürenin derinliklerinden senin bedenine ulaşan, bedeninle bütünleşip yükselen bu muazzam enerjiyi parlat, patlat.
Bırak herşeyi bir yanardağın püskürmesi gibi.
Bırakmayı bırak!
İhtiyacını bırak!
Bedeninin bir volkan olmasına izin ver. Yüksel ve parla!
Tüm ihtiyacın olanla zaten bağlantıdasın...^^ Bırak ihtiyaç sandıklarını.
14.10.2017
23.36
M.Münire Arslan
NEFESLEN...^^
NEFESLEN...^^
Gelen duygunun, hissinin içinde nefeslen, gevşe ve açıl...^^
Duygunun içinde nefesinin ritmiyle salın. Tıpkı alçalan ve yükselen dalgalar gibi. Duygular, hisler tıpkı bir deniz gibi; hepsi sen okyanusunda.
Bazı anlar bir duygu dalgası kabarır ve alçalır. Bazen de başka bir duygu dalgasıdır kabaran. İşte bu yükselen ve alçalan senfoniyle nefeslen. Nefesinin içinde salınsın tüm duygular. Bu sallantı seni gevşetip rahatlatsın.
Bil ki sakin sular da sensin, kabaran dalgalar da.
Salınım seni okyanus olduğun gerçeğine genişletsin...^^
14.10.2017
23.30
MM Arslan.
Gelen duygunun, hissinin içinde nefeslen, gevşe ve açıl...^^
Duygunun içinde nefesinin ritmiyle salın. Tıpkı alçalan ve yükselen dalgalar gibi. Duygular, hisler tıpkı bir deniz gibi; hepsi sen okyanusunda.
Bazı anlar bir duygu dalgası kabarır ve alçalır. Bazen de başka bir duygu dalgasıdır kabaran. İşte bu yükselen ve alçalan senfoniyle nefeslen. Nefesinin içinde salınsın tüm duygular. Bu sallantı seni gevşetip rahatlatsın.
Bil ki sakin sular da sensin, kabaran dalgalar da.
Salınım seni okyanus olduğun gerçeğine genişletsin...^^
14.10.2017
23.30
MM Arslan.
21 Eylül 2017 Perşembe
CREATOR
Kendi yaşamının creator'ı ol! Bedeninle
ve sonsuz özünle bağlantıda, anın sonsuzluk zamanında yaşa. Kendi özbenlik
alanını yarattıkça, yaşadıkların ve oluşturdukların buna göre gerçeklik
kazanacak. Efendi sensin, yarat rüyalarını, yarat hayatını. Bedeninden başla,
dinle her şeyi, duy, kokla… tüm alıcılarınla özbenliğinle bağlantıda yaşa. Yönetmen
sensin, hayatına giren çıkan her şeyi sen seçiyorsun. Senin yaratımın bu. Yaratımını
dönüştürebilme gücüne sahipsin.
Kendinle bağlantıyı koparma,
kapsama alanının dışına çıkma. Çıktığın an ‘fastfood’ gıdalar gibi ‘fastlife’
yaşam seni içine çeker ve kendini nerede bıraktığını unutursun, kaybolursun. ‘Fastlife’
seni yaşar.
Oysa ki bu hayata kendi ‘selflife’ını
yaşamak için geldin. Onunla BİR ve Bütün, TAM ve KUSURSUZ olan yaşamını, tıpkı
dağlar, taşlar, ağaçlar, kuşlar, böcekler …gibi. Tek fark senin düşünüyor
olmandı. Düşünceni ‘selfconnection’ dan kopararak, kurgusal ‘fast’ bir ‘life’
yarattın. Kapsama alanından çıktığın için başına geldi bunlar. Şimdi alıcılarının
ve vericilerinin farkında, bilincinde, idrakında, sonsuz kaynakla(kaynağınla)
bağlantıya geç.
Her daim sen olan sonsuz enerji kapsamında. Dönüştür tüm
yaşamı istediğin gibi. Bu güç, bu kudret sana verildi. Hatırla ve sahip çık.
Şükürler olsun…^^
18-08-2017
18.35
(Kundalini meditasyonu sonrası)
Karakaya
19 Eylül 2017 Salı
DENİZ GİBİ...
Deniz gibi olmak; dışardan gelen
hertürlü çeri çöpü tekrar geri kusabilmek. Kendi dirayetinde, kendi haşmetinde,
merkezinde sınırını koruyabilmek...^^
Özüne ait olmayanı savabilmek...
Kendini kendinden temizlemek...^^
09-08-2017
17.05
SALIN
Bir bilinmezdir yaşam, AN'ı
ANI'na uymayan. Bir AN da öldüğünü sanırsın; öylesine soluksuz bırakır
yaşananlar, hissedilenler...
Bakmışsın gelen bir diğer AN da
yeniden yeşermeye başlarsın.
Öldüğüne mi yanarsın, yeniden
yeşerdiğine mi gülersin...^^
Sen en iyisimi ne sadece öl nede
sadece gül.
ANların bilgeliğinde gelen
duygularla salın...^^
Hepsi güzel geçer...^^
MM.Arslan
09-08-2017
16.53
PROJEKSİYONUM
Bugünkü ilham meleğimin
fısıltıları;
Sen olduğumun senin olduğumun
bilincinde...^^
El Emin! Olmanın
Tevekkülünde...^^
Her şey ve herkes olduğumun
idrakında,
İçimdeki ve dışımdaki Tanrı &
Tanrıçanın İlahi BİRlikteliğinin, kutsal izdivacının AŞKIYIM!
AŞKIM...^^
AŞK olan projeksiyonum neyi
yansıtıyorsa onu yaşıyorum...^^
23 Temmuz 2017
19.18
BIRAK...
Bıraktım, iptal ettim, vazgeçtim…
onları bünyemde tutmaktan. Kim onlar? Ne?
Nimeti görmeyip, şikayet etmekten. Kendi yarattığımı zannettiğim düzeni korumak,
kollamak adına mükemmeliyetçi, kontrolcü, belirleyici yanlarımdan. Oysa bana
rağmen zaten var olan mükemmel bir işleyiş ve düzen var. Şikayet edip
söylenmek, kontrol etmeye çalışıp, sınırları belirlemek yerine, özgürce,
yumuşaklık ve nezaketle(saygıyla) bizimle var olan diğer tüm canlılarla BİR
arada Olabilmek. Var olan güzellikleri görmek ya da var olanlara güzel
bakabilmek, güzelliklerle bakabilmek. Güzele bakmak; var olan içinde güzel yönü
görmek ve böylelikle sevap hanesine geçebilmek.
Dönüştürdükçe kendini saflığa,
Öze, cennetimde huzurla, keyifle
kurulmak…^^
Döndükçe, dönüştürdükçe öze varmak,
kendi dünyanda huzura varmak…^^
Söylemek, söylenmekten ziyade
yapmak, olmak, görmek…^^
10.06.2017
23.55
30 Mayıs 2017 Salı
NEFES
Gece yarısı notlarından; NEFES
Nefesin bir bahar dalı gibi koksun.
Nefesinle açıl, nefesinle aç tüm kapalı olan pencerelerini, kapılarını, tüm
bedenin, zihnin havalansın, miss koksun.
Kendi içine kapandıkça, kibre ve bencilliğe…vb kapandıkça, kokmadasın, kokuşmadasın.
Doğada, evrende her şey açılmada, bir gül goncası güle açmada, bir tohum
ağaca açmada, bir bebek insana açmada…^^ her şey açılırken sen ne diye
kapanmadasın kendi kokuşmuşluğuna. Nefesinle aç her şeyini. Sevgi olduğun
gerçeğini aç tüm evrene…^^
Aynı gerçeği soluyorken, aynı ruhu soluyorken, nasıl da aldanıyoruz
farklı olduğumuz illüzyonuna. Nefesimiz, nefeslerimizken nasıl da ayrı
düşüyoruz. Oysa ki aynı nefesi soludukça var oluyoruz. Aksi halde ölüyoruz
kendimize ve de her şeye.
25.05.2017
01.24
İLLÜZYON ELMASI
Rahat ol,
evrendeki diğer canlılar
Kendinle
ilişkide ol, gerçek varlığın ortaya çıksın. Öz varlığına sahip çık, onu
onurlandır. Onunla ol, ‘’O’’ ol. Bölünme, parçalanma yaratma. BİR ve BÜTÜN olan
varlığını her AN kutla, kutsa, şükranla yaşa…^^ Varlığının eşsizliğinin,
BİRicikliğinin EMİNliğin de, lütufları şükürle kutla. Her şeyin zaten SEN
olduğunun idrakın da, halinde her şey zaten SENİN.
Varlığın, sonsuz
bilincin bilme gücüne sahip. Asla hislerin olan bu bilme kaynağına şüphe sokma,
bu varlığına ihanettir, şirktir, inançsızlıktır… İnancının, imanının göstergesi
olan varlığının gücünden nasıl şüphe duyabilirsin ki?
Gerçeğinin ne
olduğunun EMİNliğin de, rahat ol, eylemsiz ol, sade, doğal ol; diğer canlılar
gibi, özünle yaşa. Bir gül goncası açmak için çabalamaz, bir kuş ötmek için
uğraşmaz…^^ Rüzgar gibi es, yağmur gibi yağ, su gibi ak,..^^ Her AN’nın
doyumsuz keyfinde kal!
Ne diye yorarsın
kendini, çabalarsın, zorlarsın, şekillendirmeye çalışırsın, yapışırsın,
tutunursun,… Zaten her şey emrine amade iken, zaten her şey önüne seriliyorken.
Yarattığın acizlik, değersizlik, korku…büyüsünde debelenip cehennemimde
yaşarsın, tüm tükenmişliklerinle, aynı yere varan tekrarlarınla.
Bölme kendini
zaten BİRsin. Bölünme zannı Ademin elmayı ısırması; düştüğü bilinç
bulanıklığıyla cehennemini yaratması. Oysa bu bir illüzyon. İkilik yok, şaşılık
yok, gördüğün de , baktığın da BİR. Bilinç Öz bilinçtir, bu illüzyonu fark et.
Elmayı ısırmış olabilirsin fakat sende öyle güçlü , öyle sonsuz bir bilinç
kaynağı var ki, o kaynakla ayrılmadığını, bölünmediğini fark edebilecek
kapasitedesin. Beden deneyiminin amacı , sebebi budur. Aslında hiç bölünmedin,
hep kaynakla ve cennettesin. Yanılsama, varlığının ne olduğunu unutmandan,
ayrıldığını sanmandan, görememenden, kendini bölerek cehennemde olduğunu
sanmandan. (illüzyon Elmasını yemenden)
İzin ver zaten
sen olan varlığım sana gerçeği anlatsın,yol göstersin. Bilincinin gücüne sahip
çıkarak, onu kucaklayarak, kutlayıp, kutsayarak, şükürle, farkındalığın
aydınlığında yaşa. Fark et! Gerçeğini Gör! Hep onunla olduğunu, ‘’aklımda’’
diyerek, ‘’Lades’’ oyununun kazananı ol! Oyunu ‘’ İllüzyon Elması’’nı ısırarak
başlatmış olabilirsin. Fakat BİR olduğunun, sonsuz kaynak olduğunun
farkındalığında ‘’aklımda’’ seçimini yapabilecek güçle yaratıldın. Sen sonsuz
bilinç kaynağısın, bu kaynak senden akıyor. Senin kapasiten bu illüzyonu
görebilecek, şaşılığı fark edebilecek engin bir görüye sahip. Bu gücü gör!
Hakkını ver! BİRliğini kucakla, kutla, kutsa…^^ Aşk olan varlığınla yaşa. Asla
şüphe kırıntısı bile duyma! Asıl ihanet, asıl cehennem odur. Şüphe tohumları
cehennemin mozaik taşlarıdır.
01.04.2017
23.34
M.Münire Arslan
IŞIK
Yıllardır
özlemini çekip, isteğini duyduğum, hayalini kurduğum “gerçek aşk”ın, hayatımı
adadığım, yaşamak için arzu duyduğum “gerçek aşk” ın, ben ve benimle olduğunu
bilmek, inanmak, idrakine ve haline varmak, ne kutlu ne mutlu bir an. Yy.lardır
tüm düşünürler, alimler,veliler, tüm büyükler( büyüklükleri “gerçeği” bulmuş
olmalarından;)) söylese de, kulakların duymaması, gözlerin görmemesi, tenin
hissetmemesi, burnun aslında koklamaması, dilin tatsa da tatmaması, ne büyük
bir gaflet, ne büyük bir uyuşukluk, uyur gezerlik hali insan oğlunun.
Aşk olduğumuz
gerçeğimize, şüphe ve inançsızlık ne büyük bir zaman kaybı!
Dışarda aradığım “gerçek aşk”ın kendim olduğunu bilmek. Yine
kedinin kendi kuyruğunu yakalaması arzusundan başka nedir ki? Bu gerçekle bir
kez daha yüzleşmek.
İçimde ki gerçek dışımdaki ‘nin yaratımıdır!
Özgürlük ne ola
ki? nasıl verile ki? hem kendimi hem bir başkasını nasıl özgür kılabilirim
ki?...ki?...ki? vb. bir sürü soru kafamda gezinirken, yine aynı paradoksa
düşmüşüm meğer;)
“Yalnızca sen gerçeği bildiğin zaman gerçek seni özgür
kılar” Eıleen Caddy.
Ben gerçeği bilip yaşadığımda , o ben de aktığında , ben
özgürüm demektir. O zaman özgürlüğün ne demek olduğunu bilirim. Bildiğim bir şeyde benden her yere akar...^^
Özgür olamak ne olduğum gerçeğinin idrakına varıp, bunu
“hal” haline getirmektir.
Özgür olamak ne olduğum gerçeğine uyanmaktır!
Özgürlük dışarda bir yerde değil, içerde bir yerde
verdiğimiz kararlarımızdır. Dıştakileri bazen seçemiyoruz, elimizden birşey
gelmiyor diyoruz ve kendimizi kısıtlanmış hissediyoruz ve bu durumlarda özgür
değiliz diyoruz. Oysa ki bu da iç gerçeğimizin kodunu çözmekle ilgili; Bu
gerçek sevgi,aşk,şefkat, zerafet, iyilik, umut,inanç, ilham,huzur,
sakinlik...olduğumuzdur. Ve tüm bunlarla dolu olamaya özgürüz. Ve tüm bu
gerçekliğimizi inkar edip; üzgün,kötü,korku dolu,endişeli, kurban, tedirgin,
teleşlı, huzursuz, rahatsız...vb tüm bunlarla dolu olmayı seçebiliriz. İşte tam
bu noktada içimizdeki vede dışımızdaki gerçeğimiz bize seçim yapma özgürlüğünü
verir. Seçim bize ait. Ve ne olacağımızı seçerek, deneyimlerimizi de yaratmaya
başlarız. Deneyimlerimizi yarattıktan sonra da , yaşarken suçu yine dışarda
ararız. Ne büyük bir paradoks.
Kendi esaretimize
köle olmuşuz!
İçinde bulunduğumuz anda, hangi hal içinde olduğumuzun
seçimini yapıp yaşamak özgürlüğümüzdür!
Seçtiklerimiz etrafımıza yaydıklarımızdır !
Ne yayını yaparsak,onu işitir, onu görür, ona dokunur, onu
koklar,onu tadadırız.
Yayın istasyonu da , yol navigasyonu da biziz!
Kendi içimdeki
Tanrısallığım ; krallığım& kraliçeliğim, birliğim& bütünlüğüm, tamlığım
& tamamlığım halim kutsal mabedimdir. O ışık saçar , yol gösterir !
23.01.2017
23.17
Mine Münire Arslan
Gerçek, Basit,Sade ve OLağandır.
Hep bir kurtarıcı,hep bir çözüm
bekleriz bizden dışarda , ötede olan bir sihirli değnek. Oysaki çözüm öyle
basit, öyle saf, öyle içten ki seni bekliyor görmen için. Kendi gerçeğine
uyanman için. Kendi içindeki iyi ve kötünün dış dünyada ki yansımalarını görmen
için.
" Neye enerjini
yönlendirirsen onu büyütürsün" cümlesini hepimiz biliyoruz artık. Fakat
bunu bile dışarda uyguluyoruz. İçimizdeki ışığı parlatırsak ancak karanlık yok
olabilir. Karanlığın varlığı, ışığın yokluğundandır. Işık var olursa ancak o
yok olabilir. Karanlığını kucakladığında ışığın BİRliği kalır. O yüzden
içimizdeki caniyle, içinimizdeki kötüyle.... yüzleşmedikçe, farkındalığın
uyanıklığıyla bakmadıkça, çözümü de, suçlamaları da hep dışarda bir yerlerde
arayıp duracağız.
Kendi içimizde var olan
"ötekileştirme" yi farketmeyip uyanmadıkça( yansıması olan) dışımızda
yarattığımız "ötekileşme" yle savaşıp duracağız. Kendi kuyruğunu
yakalamaya çalışan kedi misali .
Dün gece ki söyleşi esnasında bu
gerçeği birkez daha farkedip, altını çizmeme vesile olan Levent Üzümcü ye
sonsuz teşekkürler.
M.Münire ARSLAN
17.01.2017
23.00
KANATLAR
Neden kutsal varlıkları kanatlı
düşleriz?
Çünkü onlar her yerde olabilmek
için uçarlar diyebiliriz. Uçmak bizim için özgürlüğü temsil eder de
diyebiliriz...
Peki biz insanoğlu kutsal
değilmiyiz?
Gökyüzünün sonsuz boşluğunda uçmak
özgürlüktür...^^Sınırsızlıkdır...^^Sonsuzluktur...^^ AŞK’dır...^^
Aşk Kanatlandırır! :) Aşk
Yükseltir! Yüceltir!...
Aşk Özgürlüktür! (kendi varlığında
olduğundan ,bir başkasına da sunan)
Tek başına olabilen kanatlarıyla
uçabilir her yöne , kendindeki Aşk Pırıltılarını saçar her bir yere...^^ Kendi
gibi uçan bir diğer Aşk varlığıyla neşe, çoşku, kutlama,kutsama... saçarlar yan
yana gelip uçtuklarında...^^
Açın Kanatlarınızı, hepimiz AŞK’
ız...^^
Hepimiz Yaradanın
Kutsallarıyız...^^
Hepimizin Kanatları
Var!...^^Özgürlükle Uçabilmek için...^^
Uyanın Gerçeğimize!....^^
15.01.2017
22.23
M. Münire Arslan
AŞK…^^
Şimdiye kadar hayatıma niye bir erkeği istikrarlı bir ilişkiyle çekemiyorum? Sorusu beni Tantralarla buluşturdu. Çünkü 1.çakra merkezimi kapalı tutuyordum. Biri gelince ve cinsellik isteyince ne yapıcaktım? Vermelimiydim? Vermemelimiydim? (bir yandan da memeliydim;)) verirsem; günahmıydı? Beni kullanır bırakırmıydı? Beni basit mi görürdü? İlişki yüzeysel mi olurdu? Vb. Bir sürü kalıplar,engeller vardı zihnimde ve de bedenimde. Vermezsem de; Benden uzaklaşırmıydı? Başkalarına(veren birilerine)mı giderdi?, aldatırmıydı? Bu şekilde (vermeden) nasıl elimde tutabilirdim ki? Vb. endişeler,sorular uçuşuyordu zihnimde.Doğal olarak da hayatıma biri giremiyordu.
İşte bu yüzden de Tantra yollarına düştüm. 1. Çakra(birinci kapı)(cinsel bölge)kapısının anahtarını Tantra ile açtım. Tantra benim anahtarım oldu. Bu alanla ilgili hertürlü korkumu,yargımı,inançlarımı yıktım ve özgürleştirdim. Kapı açılır kapanır esneklikte,şeffaflıkta oldu. Bu enerji kapısı açılınca, eenerjinin çekim kuvveti devreye girdi ve bir çok erkek sanal yada reel olarak beni arzular, ister hale geldi. Kimine izin verdim kimine vermedim. Fakat akan bu enerjiyle kadınlığım,dişiliğim layık olduğu yere oturdu ve parladı. Lakin isteğim hala yerini bulmadı. Çünkü isteğim AŞK . Benim sadakatim AŞKA. Birliktelikteki nihai isteğim GERÇEK AŞK … akan,yaşayan,yaşadıkça dirileşen,coşan,derinleşen,yücelen… AŞK…
Bu gece idrakına varıyorum ki ; eee dedim kendime, 1. Kapıyı açtın , bu sefer gelen var ama kalan yok Tamam Aşk akan bir şey kabul,bağımlı kılmıyoruz,tutmuyoruz,tutunmuyoruz,özgürüz… eee peki bu ortamda akacağın, birsüre sonra akıntının coşkusuyla bir olup uçacağın erilin nerde?
Ben kapıları karıştırmışım da ondan Birinci kapıyı açınca ışığı gören gelmeye kalktı, ben de açlığımdan hangisini yesem, onumu yesem, bunu mu yesem, bundan da mı tatsam deryasında azıcık gezineyim dedim, merkezimi kaçırmak üzereyken aklım başıma geldi. (fabrika ayarlarıma geri döndüm) Baktım isteğim bu değil. Bunlar güzel saltanatlar. Lakin benim Kraliçeliğim 4. Kapı . Benim doğum günüm kaç ‘’4’’, uğur rakamım kaç? ‘’4’’ eee daha ne geziniyorsun başka kapılarda . Neyse gezmeden bulunmuyor doğru kapı
Baştan beri zaten bu kafadaydım ‘’illede AŞK’’ ‘’İllede GERÇEK AŞK’’ a düşmüştüm. Fakat 1. Kapı kapalı olduğundan sistem devreye girmiyordu. Tantra anahtarıyla da bu kapıyı açıp özgürleştiğimize,şeffaflaştığımıza göre, başa dönüp nihai amacım olan’’illede AŞK’’ kapısından ( Meryem Sunacığımın dediği gibi; ‘’ sen içsel Kraliçeliğine yürü madde kendini biçimlendirir’’ ) yürümeliyim. Karşıma çıkan insanlarla olan ilişkilerim de bu gözle, kalp gözüyle bakmalıyım. Bu bütünsellikle bakıp yaşanınca zaten bunun parçası olan seks de yaşanıyor en saf,en içten,en yüce haliyle. Böylesi seks AŞK oluyor. Diğer türlü , zihnimde arzulayıp, fantazilerini kurgulayıp, acaba nasıldır? Cinselikle birleşince aşk olurmu? Akar mı birliktelik? Diye düşünüp yaşadıklarım da sığlıktan öteye gidemedim çünkü bu AŞK değildi. Bir merak, bir açlık doyumu, bir fantezi yaratımı, bir burdan da (bu yoldan da) AŞK çıkar mı?(doğar mı?) isteğiydi. Böyle olunca da doğal olarak, olmadı
Şimdi anlıyorum ki, baştan beri çıktığım AŞK yolu yoldaşlığımın kapılarını karıştırmışım. 4. Kapı benim kapımdır. Kraliçeliğimin, Aşk Saltanatımın anahtarı da, kapısı da, sarayı da benim. Buyursun Kralım! İçimdeki Kral ve Kraliçenin Aşk BİRlikteliği, dışımdaki realiteyi gerçekleştirsin!...^^
Oldu! Oldu! Oldu! ŞÜKÜRLER OLSUN!...
09.01.2017 21.00
TAMLIĞIN İÇİNDEKİ EKSİKLİK HİSSİ
AŞK bir süreçtir, tıpkı akan bir
nehir gibi . Kendi içinde dinamik bir şeydir. O yüzdendir içimizdeki eksiklik
duygusu ( çünkü aşk bitmemiştir. Biten bir şey değildir), TAM iken
tamamlanmamışlık duygusu. Bu duygu yücelerden gelen bir sesleniştir. Varacağın
, ‘OL’acağın bir şeyin tatminliği değil; Aşk bir durağanlık ,bir nokta, bir
varış değil bir süreç, bir akış, bir oluş, bir yanıştır. Aşk böylelikle sonsuza
kadar var olur. Onun tatminliği yolda olmaktır, doymak bilmeden akmaktır. O
yüzdendir hem eksik hissedişi hemde bu
eksiklik içindeki TAMlık ve bütünlüğü.
Not; Sevgili Meryem Suna ile
Tantra Aşk kampını bir nehir kıyısında gerçekleşmesi bir tesadüf değildi. Tıpkı
o karanlık gecenin sabahında bir çemberin etrafında toplanıp ‘TAM’mıyız?
sorusunu birbirimize sormamızın tesadüf olmadığı gibi. O gün içine düştüğümüz
eksiklik dugusunun aslında AŞKın gerçekliğin ta kendisi olduğunu bu gece
yüreğime fısıldanması gibi .
Münire Mine Arslan
07.01.2017
23.00
KENDİ CENNETİN’DE YAŞAMAK
TAM VE TAMAM, BİR VE BÜTÜN olduğum halde , arayışım beyhude, hatta öz
‘e haksızlık. Arayanın, sorgulayanın,
yorumlayanın, isteyip, bekleyenin, çabalayanın, dileyenin, ….. vb Düşüncelerim vede düşüncelerimin yarattığı
egosal canavarımın( yada içimdeki şeytanın) etkisinde, ağırlığında,
yoruculuğunda gidip gelmişim. Özümün sesi ile zihnimin sesi git gellerinde
dengemi kuramaz olmuşum. Oysa ki köklü , görkemli, heybetli, ışıl ışıl,
TASTAMAM BİR BÜTÜN iken. Köklerim yerin sonsuzluğuna, görkemli dallarım,
kanatlarım gökyüzünün sonsuzluğuna uzanıyorken, nasıl da şüphe duymuşum
kendimin yüceliğinden, kutsallığından, görkeminden, heybetinden, ışıltısından.
Kusursuzluğumdan nasıl da marazlar aramışım. Meğer bu marazlarımı düzelteyim,
TASTAMAM olayım diye koşunurken, bu koşunmalarım beni zaten TASTAMAM olduğum
gerçeğiyle buluşturdu.
Şükürler olsun!
Koşum kendime varışım oldu…^^
Birliğim ve Bütünlüğümle buluşmam oldu…^^
Kavuşmam oldu…^^
Şükürler olsun!
Meryemcim(Meryem Suna) şimdi senin EMİN duruşunun SIR’rına eriyorum.
Şüphesizliğin, imanın, kusursuzluğun, bütünlüğün, TAM ve TAMAMlığın, sarsılmaz
olan sonsuzluğun gücüne inanç, ibadet, kutsayış, adanış bu.
Yaradanla BİR ve BÜTÜN olmak vede herşeyle herkesle…^^
Müslüman olmak; Teslim Olmak kendi
kutsallığına, Yüceliğine, Yaratıcılığına…^^
Kendi Cennetinde Yaşamak…^^
Münire Mine Arslan
26.10.2016
23.00
AŞKLA SÖKÜLMEK...^^
Aşk isteğimiz bir esaret, bizi onunla kavuşma buluşma birleşme
umuduna,kaygısına,inancına sokan ve orada yalnızlıkla yaşatan.
Sonra aşk gelir yarattığımız bu esaretten bizi kurtarmaya,dünyaya ve
dünyadaki şeylere özgürce geri dönebileceğimizi söyler. Çünkü ‘’Aşk
Özgürlüktür’’
Bizi sürgüne gönderenin de ,özgürlüğümüze kavuşturanın da; ‘’Aşk
Özgürlüktür’’ olduğunu anlayabilmek ne mutlu...^^
Özgürleşmek, hafiflemek ve özgürlüğün hafifliğinde yaşamak...^^
Özgürleşmek özgürleştirmek; Hiçbir
güzelliğin sahibi olamayacağımızı çünkü kendimizin sahibi olamayacağımızı
bilerek özgür olmak Aşktır.
Güzelliklerin sahibi olmadan
sadece onları tanıyabilir ve sevebiliriz. O yüzden de onları hiç kaybetmeyiz.
Hep hatırlarız,hep bizimledir.
Sahibi olmak isteği, bir şeyin güzelliğinin de soluşuna şahit olmak
gibidir. Ama özgür kılmak, Aşk olmak onun evrenin eşsiz bir parçası olduğunu ve
hep seninle olduğunu bilmek gibidir...^^
Söktükçe ezberlerimizi samimiyet
ve gerçeklikle... BİR yumak olma yolunda, TAMAM olmaya doğru...
hafifleyeceğiz hep birlikte...^^
Aşkla...^^
Münire Mine Arslan
6.10.2016
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



















