29 Mart 2021 Pazartesi

Hakikat

 


 

Sen sadece ol! ‘’O’’ Ol!

Her şey ‘’O’’na giden yolda sana varıyor. Sen olan Hu’ya. Her deneyim de buna varabilmek, kavuşabilmek için yaşanıyor.

Kendindeki Hüveye ulaşıp parlatman için Nurunu.

 Nurunu örttüğün tüm örtülerinden sıyrılman için yaşatıyorsun kendine çektiğin tüm deneyimlerini. Kendi öz varlığının hakikatine erişmek, ermek için. Tüm duyguların özlerini, hakikatlerini açığa çıkartabilmek için.

Mesela ‘’korku’’ tehlike anında duyulan doğal bir korunma duygusu iken, biz onu olan olmayan her şeye giydirerek özünden uzaklaştırmışız.

Mesela ‘’utanç’’ bir çocuğun masumiyetinde seviliyor olmanın mahcubiyetli sevinciyken, kendimizi sevilen olmaktan uzaklaştırdıkça, yaptıklarımızın ayıp, günah, yanlış, kusurlu, eksik..vb olduğu düşünceleriyle katranlaştırıp, katılaşıp kalmışız. Katılaştıkça da, utanıp kapandıkça da kırılmaya açmışız kendimizi. Katı, kuru, sert ve bir o kadar da kırılmaya müsait kıvama gelmişiz.

Sevilen olduğumuz, gözbebeği olduğumuz gerçeğinden uzaklaştıkça da kendimizi değersizleştirdiğimiz deneyimlerin içinde kızmışız, öfkelenmişiz.

Peki ne oldu da tüm bu saf duyguları kendi öz doğallığından uzaklaştırıp, asıl maksatlarından saptırdık?

İlk neyi yanlış veya yanılsamalı anladık?

Yada böyle anlamamızı sağlayan durum neydi?  böyle görmemizi bize ne sağlıyordu? Yani bu duyguları hakikatlerinden saptıran içimizdeki hangi yanılsamalı yorumumuzdu?

Bu yorumu oraya ilk kim ve ne yerleştirmişti?

Başlangıçta saf olan, mesela ‘’utanç’ duygusu ne arada bizi bastıran, örten kendi gerçekliğimizden uzaklaştıran hale gelmişti?

Tüm bunlara sebep toplumsallaşıyor olmamız ise, bu dünyada kurduğumuz bu oyunun yönünü Hakikate, Hakk olan varlığımıza, öz duygularımıza döndürüyorum. Bu çarkın yönünü(Cem Karacaya selam olsun; ‘’ben  feleğin şu çarkına çomak sokarım’’)   istikametine ayarlıyorum. Hakikati Hatırlama ve Hatırlatma Vakti.

Tüm duyguları öz varlıklarına kavuşturma, saflaştırma vakti. Kendi hakikatimizi hatırlama vakti. Bunu örten örtülerimizden sıyrılıp, çıplak gerçekliğimizin saflığında neşe, keyif, coşku varlıklarımızla kucaklaşma vakti.

  Kendimizi hatırlamak ve sevilen hep sevilen olduğumuzu, asla terk edilmediğimize uyanıp, kendimize yaşattığımız tüm hatırlatıcı deneyimlerimize teşekkür edip, artık onlara ihtiyacımız olmadığını görüp uğurlama vakti.

 Kendi öz varlıklarımızın hakikatinde kavuşumlarımızı kutlama kutsama vakti.

Vakit vuslat vakti!

Sonsuz Şükür ve Hamd’ların Rahmetinde Yıkanıp Huzura Erme Vakti!

21.03.2021

00.29





27 Ocak 2021 Çarşamba

Çekilim

 

Gerçek anlamda sevmek(sevişmek) için susmak, durdurmak,soyunmak, öldürmek gerek sen sandığın her şeyi(her şeyini). Ancak o zaman saflığın çıplaklığında sen olursun ve gerçek senle kurduğun her şey gerçekliğe dönüşür.

Kalben yakınsan her şeye, uzak olsan ne olur?

Kalben uzak olup, yakın dursan ne olur?

Kalplerin sessiz sesiyle kurduğun ilişki muhabbetindir, bilindiğin, duyulduğun, görüldüğün…

Kalpsiz dilin kemiği yoktur; dur durak tanımaz, ezer geçer, siler geçer, söyler duymaz, görmez, bilmez…

 

Bazen uzak durmak en büyük yakınlıktır kendine ve kendin olan her şeye.

Bazen sessiz olmak en yüce muhabbettir; özgürlük tanır, alan açar, merkezler seni Aşk varlığına…^^

 

Hayatından çekilene hürmet, gelene buyur etmek yaraşır. Sonuçta hepimiz, gelen geçeriz bu dünya mekanına. Öyleyse gelip geçerken tutmalar, tutunmalar, tutulumlar niye?

Yükte hafif paha da ağır olmak varken,

 varlığın hafifliğinde kanatlanıp uçmak varken…^^

19.00

27.01.2021  




23 Ocak 2021 Cumartesi

Sevilim

 

Sevgiden

 

Bazı şeylerin idraki vakit alır. Bu idrakin tüm hücrelerinde hissedilmesi için bir limiti doldurması gerekir ki buda vakitledir. Vakti gelince de öğrendiğin bilgi, hapı yutmak gibi önce su ile mideye yada nereye gidiyorsa orda çözülür tüm bedende  hal olarak etkisini gösterir. İdrakinde bilgi ışıl ışıl parlar ve hayat  puzzle'ındaki yerini bulur.

Hımmm dersin bunun içinmiş tüm yaşananlar…^^

Her şey sevgiden, seviliyor olduğundan, hep sevilen olduğundan, hep korunan kollanan olduğundanmış meğer. İstenilmediğini, tercih edilmediğini, görülmediğini, duyulmadığını, hissedilmediğini… sandığın bu yüzden de hep kendini acıttığın, her şey ve herkesle olan tüm deneyimlerin, seni çok sevdikleri, varlığının kutsiyetini onurlandırmak, yüceltmek ve açığa çıkartmak için.

Tıpkı içilen acı haplar gibi acı deneyimlerde aslında seni iyileştirmek, uyandırmak, hatırlatmak için öz doğana, öz gerçekliğine.

Mahrum bırakılsan da, istediğin şey o an olmasa da, tercih edilmediğini düşünsen de, aranıp sorulmasan da, incitildiğini hissetsen de, kızılıp azarlansan da, aşağılandığını zannetsen de( daha da ötesi…) ‘’hepsi sevgiden’’ deselerdi öncelerde ne şaçmalıyorsun derdik(m) ama şimdi idraki hal içinde; her şey seviliyor ve seviyor oluşun SEVİLİM halinden başka bir şey değil.

Şimdi tüm gönül rahatlığı ve huzuruyla diyebilirim ki;

‘’ beni nasıl istiyorsan öyle sev’’

Sevgili üstadım Meryem Suna yıllar önce bir eğitim kampında bu hap bilgiyi yutturmuştu;)

Artık  hapı hale dönüştürme vakti…^^

Şükürler olsun…^^

Bu yazıyı yazdıran tüm hikaye bu foto da gizli.

Bir doğum günü çocuğu babasıyla dans etmek ister fakat o sırada babası annesiyle dans etmektedir. Onların dansını bozup babasına ısrarcı olur. İsteği o an yerine gelmeyince de koltukta böyle gözü yaşlı donuk kalır fotoya. Daha sonra kucaktan kucağa abisiyle, kuzenleriyle dans etse de, bir kere kırılmıştır minik yürek.

Şimdilerde o minik yürek Minnoş yürek bunun; ‘’sevgiden’’ ‘’sevilim’’ olduğunu hep sevilen, hep gözde, hep korunan kollanan, göz nuru olduğunu esneyen, esnedikçe derinleşen ve de zenginleşen yürek hazinesinin emanetçisi olduğunu biliyor.

Ve bu ilk kırgınlığın yumurtayı çatlatan ve civcivin dışarı çıkmasını sağlayan ilk vuruş, çok kıymetli sevgi darbesi(devinimi) olduğunu biliyor ve şükrediyor.

22.01.2021

23.55

Canım Babama... Nurlar içinde Cennetinde...^^






13 Ocak 2021 Çarşamba

Kıyametini kopar

Çocuk aklınla çocukluğunda yaşadığın seni üzen her olay bugünün tabiriyle travman oldu. Yine aynı kişi aynı aymazlıkla(yani ayılmamışlık, uyanmamışlık anlamında)karşılaştığı durumlarda, olaylarda, kişilerde yaşadığı anlam eşleşememesinin eşzamansızlığından girdiği üzüntü halleri tıpkı çocuk aklının yaşadıklarıyla aynı. Yani diyebiliriz ki çocuk aklımızla göremediklerimiz, yanlış algıladıklarımız, başka gerçeklik boyutlarının da olabileceğini bilmeyişimizdendi. Yine aynı yanılgıyla düşünüyorsak, bilin ki çocuk algısında, kavrayışında çok boyutlu gerçekliği göremiyor, anlayamıyor oluşumuzdandır.

 O yüzdendir uyanık olmanın kıymeti. Uyanmak, kıyam, ayağa kalkış, kıyamet her sabah olmakta ve her gece yatağa girişle birlikte uykuya dalmaktayız(beklide başka bir gerçekliğe uyanmaktayız). Tıpkı çocuk aklımız ve algımızla uykuya geçip, gece olup gerçekleri göremeyişimiz, bu renkli dünyanın çok boyutluluğunu algılayamayışımız gibi,yaşadığımız olaylara, durumlara, insanlara acı beden, duygu, düşünce ve algılarla yaklaşıyoruz.

 Oysa her sabah güneşin içimize doluşuyla kıyama kalkıp, günün kıyametini koparıyoruz bizi bağlı tutan tüm zincirlerden. Özgürlüğümüze yelken açıyoruz çok boyutlu gerçeklik deryasında. Artık şahit olduğumuz tek hakikat Nurun yeryüzündeki hareketi ve genişlemesi oluyor. Acı beden, düşünce ve algılardan gecenin üzerimizden sıyrılması ve güne doğmamız gibi özgür bırakılıyoruz.

Şimdide çocukluk travması olarak nitelediklerimiz, farklı gerçekliklerin bizim algımızla örtüşmemesinden kaynaklı yanlış, eksik, hatalı görüş ve kavrayışlarımızdan başka bir şey değil. Eğer hala içinde bulunduğumuz hangi yaş dilimi olursa olsun aynı hatanın içine düşüyorsak demek ki yine çocuk algımızda, aklımızdayız. Yine kendimize travmalar yaratıyoruz demektir. Bu tıpkı yapbozun parçalarının büyük manzara karşısındaki yerini önemini kavrayamayışımız ve her şeyin herkesin eşsiz BİRliğin ahenkli uyumunda seni var etmek için senin hizmetine sunulmuş olduğunu göremeyişimiz gibi.   

Peki ne yapıcaz?

Travmaları olgun uyanmış , kıyama geçmiş, kıyametini koparmış bilinçle Tramvaya dönüştürüp, hızlıca hayat istikametimizde Miracımıza ereceğiz inşallah.

01.26

12.01.2021




2 Ocak 2021 Cumartesi

Merkez

 Merkez🌟💎

Rabbimin isteği isteğimdir. İstedi ki bilinsin. İstedi ki kıymeti, önemi, yüceliği bilinsin ve yaşansın. Bunu kendi için değil elbet, ki onun böyle bir şeye ihtiyacı yok. Bizim için istedi, değerli olan parçaları kim ve ne olduklatının farkında olsunlar ki, ona göre bu dünya oyununun kazananı olsunlar. Çünkü o kudret insanın her bir hücresine saklanmış  asalette mevcut. 

Her şeyden önemli ve her şey olanın merkezine "O"nu koyduğunda tavafın Aşk olur. 

Tavaf eden edilen sen olan "O" olur. 

Aşk olur...^^ 

Ve her şey sana döner(gelir, sunulur, yönelir) en şaheseriyle...^^


Hakk olduğunun ve Hakk ettiğinin merkezine kurulduğunda, tüm evren senin hizmetine tavafa geçer...^^


Neyi merkezine alıyorsan osun


MM Arslan

23.37

01.01.2021



1 Aralık 2020 Salı

Armağanım

🌟Gelen her yeni yaşım,katmer katmer bana açılan miss kokulu çiçeğimin yaprakları.

🌟Yürüdüğüm yol, dışarıda bir yerlerde gidip de varılacak bir yer değil. İçime içime akan, içe içe, kana katmerleşen yaşam çiçeğim.

🌟Her yaşımda her nefesimle üflediğim, varlığımın gizli hazineliğinin bilinmekliğinin muradı.

🌟Bu emaneti layıkıyla taşıyabilmeyi, yaşayabilmeyi, yaşatabilmeyi ve vakti geldiğinde teslim edebilmeyi nasip eyledim.

🌟Her yaşımda yeniden doğdum kendime. Geride bıraktığım yaşlarım, varlığıma kattıkları kudretlerle adeta yeni yaşımın doğumunun itkisi oldular. 

🌟4🌟 varlığımın bu dünyaya çıkış kapısı vede anahtarı.

Yunusum söyler bunu 4 kitabın manası budur eğer var ise(M)🌟



(Vakit; doğum haftam)🌹🌟

04.12.2020





28 Kasım 2020 Cumartesi

Çiceğim

 Her şey dönmede dönüşmede devinimde kendi içinde çiçeklenmek de. 

ANnın deryasında seyrü seferdesin. Tutma tutunma geçmiş gelecek gölgelerine. Gölgelerini gerçek sanıp kapatma kendini mağarana. Dışarıda akan bir dünya var, dönen ve dönüşen bir dünya. Sende dön ve dönüş. Aynı eksende döndüklerinle eşlik et dönüşmeye. Sadece bu kadar.

Geçmişin geleceğin gölgeleri değil, yaşadığın anın gerçekliği olsun rehberin. Gölgelerin esaretinden AN rüzgarının esintisiyle şişir yelkenini, ver kendini deryalara...

16.58

Yaşam varılacak bir yer değil, yaşam içten içe açan senin eşsiz varlığının miss kokan çiçeğidir. İçinden içine, dışından dışına, içerden dışına, dışından içeri... katme şeker, gülbe şeker kıvamlı.

Devinimin içindeki dinginliği, huzuru, sükuneti, yumuşaklığı, naifliği, nezaketi, letafeti...bul! orası Cennetin. Orası sen olan çiçeğin. Kokusuyla, ışığıyla tüm pervaneleri çektiğin.

17.30

12.10.2020 



Yenilen

 Yeni şeyler söylemek, yapmak yaraşır herAn yenilenen varlığımıza...^^

Hadi şimdi yeniden başla kendine ve kendin olan her şeye herkese...^^

İlk defa görüyormuşsun gibi bak..

İlķ defa tatıyormuşsun gibi tat..

İlk defa kokluyormuşsun gibi çek içine...

İlk defa dokunuyormuşsun gibi hisset...

HerAN içinde doğmakta ve ölmekte olmanın şahitliğinde huzurda kal...^^

MM.A

21.10.2020

13.40



Aynam

 Ey varlık suretimin yansıması olan sevgili!

Cesaretin var mı? Ummanlarımın derinliklerine açılmaya...^^ korkuyla değil sevgiyle.

Hâk olduğunun ve Hak ettiğinin bilincinde Talipmisin sonsuz maceramıza?

Kalplerimizin ritminde ahenkle hayatın dansına varmısın?

Gelen her türlü duygu yoğunluğunu göğsünde yumuşatacak güce ve kudrete sahipmisin?

Karalı, net ve emin seri Aşk adımlarıyla yoldaşlığa varmısın?

Tamam mısın? Aşkımın deryasında seyrü sefaya...^^

ÖzGÜR' lüğün kanatlarında Yücelmeye ve Yüceltmeye varmısın?

...^^

14.10.2020

23.05

MM.Arslan



Ben Bilmem

 Bilinmek istemekliğinden midir? Bilmek isteği...

Yoksa

Bilmek isteğinden midir? Bilinmeklik özlemi...


Yunus'un dediği gibi " Ben bilmem" midir?

 Yoksa 

Sokrat'ın "bildiğim tek şey hiçbir şeybilmediğim" mi?


Anadolunun verimli topraklarının bilicilik merkezlerinden biri Claros sakin ve usulca esti tüm benliğimden.


Bazen susmak gerek duymak için

Bazen durmak gerek varmak için

Bazen uzaklaşmak gerek kavuşmak için

...

Bazen hiçbirşey...

SADEce, usulca... öylece...özgürce...🧚‍♀️🧜‍♀️


11.10.2020




17 Ekim 2020 Cumartesi

Bir taşın hafifliği

 Denizin içinden gelen Aşk taşım!

Denizin içinde yüzüyorken bana doğru yüzen bir taş gördüm, desem ne düşünürdünüz? yada ne hissederdiniz?

Önce ona doğru yaklaştım, etrafında yüzdüm, ne olduğunu anlamaya çalıştım. İçi hafiflemiş bir taş,bir tarafı kesilmiş gibi düzgün, diğer tarafı kıvrım. 

Ona sordum, " benimle mi gelmek istiyorsun? yoksa burda böyle yüzüp kendince mi kalmak?" ilk sorduğumda ellerime doğru geldi. Emin olmak için bir daha sordum yine bana doğru meyletti. Anladım ki oda beni istiyor. Susuzun suya, suyun susuza çekildiği gibi. Gülümseyerek kıyıya geldik ikimizde.

Sonra avucumda bir müddet vakit geçirip, birbirimizi gerçekten dinleyip, gerçekten görünce, sırrı aşikar etti. Bu yarısı bende yarısı onda olan bir kalpti(kalp şekilli). Seviyor ve seviliyorumun eşşsiz BİRlikteliğiydi aldığım bu olağan üstü armağan. 

Sonsuz Şükür...

Aşkım Şükür...^^

Her yerden her şekliyle görünen Aşka Şükür...^^

Akıl sınırlarımızı zorlayan sonsuz olasılıktaki Aşk fısıltılarını duyabilme, görebilme, dokunabilme, tadabilme, kokusunu iliklerimize kadar çekebilme cesaretinin özgürlüğünü diliyorum her BİRimize. Huzura vardığımız Huzur olduğumuz...^^

16.10.2020 16.24

Anlatmaya, varlığındaki sırrı bir çiçek gibi açmaya devam etti konuşarak ve konuşturarak. Bir taş olarak yüzebilmenin sırrı neydi? neydi onu sonsuz deryada görünür eyleyen? samanlıkta iğne arama misali, bizi birbirimize kavuşturan? ...

Onu görünür eyleyen suyun dinginliğinin ışıltısıydı, onun kadifemsi şefkatinde huzura gelmek istedi. Bir taş olarak bile yüzebilmenin hafifliği, var olmanın dayanılmaz hafifliğiydi. Onu var eden asıl gerçekliğiyle kavuşup, özüyle gürleşip, özgürlüğe yelken açışıydı. Onu taşlaştıran yerinden oynasını engelleyen her türlü ağırlıklarından içine açtığı boşluklar sayesinde hafifleyebilmişti. Belliki içine açılan boşlullarda suyun saflaştıran gücüne teslim olmuş ve tüm ağırlıklarından yavaş yavaş kendini o delicikler sayesinde hafifletip yükselebilmiş ve şimdi kendi eşşsiz yüceliğini gerçekleştirebilmenin macerasını  bizlerle paylaşmanın vakti gelmişti.

Aşmanın yolunun içindeki tüm katılılıklarını aşındırmak olduğunu gösteriyordu avuç içi minicikliğinde varlığının yüceliğini. Belli ki yakıtı Aşkının inancıydı, onu taşlaştıran yerinden oynamaz hale getiren ne var ne yoksa tek tek hepsini delerek, içinden geçip, geçirerek varlığında yarattığı boşluklarda nefeslenip hafifleyebilmişti. Deliciklerin sırrı belkide Ferhatın dağları delen sırrıydı. Dağları yerinden oynatan gücün sırrıda aynıydı bellli ki. 

Suyun varlığına nüfus etmesine izin verip kaynaşarak aşan yüceliğine yükselip yüzen minik taşın hikayesidir bu.

Üzerine çok şey yazılabilir ve de söylenebilir ama  en önemlisi bu minik taşın suyla dokunuşunun yarattığı harenin bize ulaşan mucizesi...^^ 


Aklının sınırlarını delebilecek cesarete eriştiğinde her şeyin mümkün ve her şeyin mübah olduğu bir yer var ki seninle orada buluşacağım...^^ DİYOR...^^

17.10.2020

16.30 

 


8 Ekim 2020 Perşembe

AN'dan ANnında gelen

 


Sukûnetin sessiz sözü çekti içine beni, Rahimliğimi sarıp sarmaladı.

Yavaşla, hisset, pürüzsüzlüğünde yansıt.


Yansıyanı gör dinginliğinde, her hücrenle teslimiyetin huzurunda neşenin, keyfin açığa çıkışını seyret, tanığı ol güzelliğinin, eşsizliğinin, Biricikliğinin.


Kutla ve kutsa sana sunulan lütfun letafetini.


Devinimin içindeki devinimi varlığınla şahidi olan tek varlık sensin " Hatırla".


"Ekim", varlığına ekilmiş gizli hazineyi sana sukûnetiyle anlatıyor. Sadece dur, yavaşla ve içine akmasına izin ver. Rahmetiyle ektiklerini Rahman olup Rahmime hatırlatıyor.

🐌

Özünün gürlüğünü "Özgürlüğünü"  beklentilerinle, alışıla gelmiş yargılarınla, tuttuğun tutunduğun her ne varsa balta olup baltalama.

Bırak sadeliğin, sakinliğin, sabrın, samimiyetin, saflığın, şeffaflığın kadifemsi esintisi alevlesin sen olan Nûru.

🐌

Çekil ki aradan tamamına ersin Nûrun.🙏❤


15.30

07.10.2020

MM. Arslan

#an #ekim #sukûnet #huzur #aşkla #sakin



6 Haziran 2020 Cumartesi

Zül Celali Vel İkram



Zül den, Celal den geçmeden, anlaşılmıyor vel ikram olduğu. Geçeceksin, tanıyacaksın, anlayacaksın ki, yaşayıp kucaklayacaksın ki ne büyük bir ikram ne büyük bir lütuf olduğunu. O lütuf sayesinde seni sen eylediğini, özüne cevherine kavuşturduğunu göreceksin.
Bir sen var senden içeriyi görebilmenin, anlayabilmenin yolu; yaşadığın ‘’zul’’ lerin, karanlıkların, olumsuzlukların adına her ne dersen de geçtiğin dar(kabıt) boğazın hizmeti, taşıyıcılığı, öğreticiliği… şefkatin, merhametin, anlayışın, zarafetin, kibarlığın, latifliğin ile kucaklayıp anlayabilmende.
O zaman anlıyorsun her şeyin ikram, nimet,  lütuf olduğunu. Kahrın da lütfun da Bir olduğunu. Öyle sözde değil, özde yaşamadan, geçirmeden, geçmeden benliğin  o dar boğazından(kabıttan) anlaşılmıyor O ikram, O Fettah.
Tıpkı aydınlığın, ferahın, lütfun anlayışla kucaklandığı gibi karanlığın da, zulmün de, kahrın da, narın da içindeki zarafetinin, huzurunun, dinginliğinin, koruyuculuğunun, asaletinin… keşfedilip, anlaşılmaya, sevgiyle onurlandırılmaya ihtiyacı var.
İşte o zaman İlahi Tevhid içte ve dışta hakikate erer. Vuslat vasıl olur.
 Her şeyin ve herkesin lütufluğu, varlığındaki gizli hazineye ulaştıran(kavuşturan) bir Burak olur.
04.44-05.01
23.05.2020 





3 Haziran 2020 Çarşamba

Hakkım



Hakkımı ve hakikatimi bilince, hakkım olanı davet ediyorum gönlümce. Biliyorum ki hakkım olanda hakedişimi bekliyor. O yüzdendir kimse kimsenin hakkını, kısmetini yiyemeyişi, eline geçiremeyişi. O yüzdendir aslında yarışılacak, kıyaslanacak, kıskanılacak bir şeyin olmayışı. Çünkü herkes hakkı olanı alıyor. Hakikatinin gerçekliğini yaşıyor, yaşatıyor.
20.05.2020
04.57



1 Haziran 2020 Pazartesi

İçimdeki tanrıça


İçimdeki tanrıça gösteriyor bana zarafetini. Zarafetinin eminliğinde, nezaketinde, latifliğinde(letafetinde). Bir tüy gibi hafifliğinin güçlü, kudretli, net duruşu ve istikametteki adımlarıyla beni hizasına çekip, Tevhid-i kavuşum’a davet ediyor.
İçimdeki Tanrıçayla hizalanıp kavuşumum, Tanrıyla vuslatımdır(kavuşumumdur). Okyanustaki su zerresi misali. Su zerreciğinin aynı zamanda okyanus olduğunu bilmesi gibi. Tanrı benim içimde, ben Tanrının içinde. ‘’Bir ben var benden içeri’’ deyişi Yunus'un bundandır. Bir ben var benden içeri,  benden dışarı beni hem sarıp sarmalayan, hem de beni ben eden, beni benden de eden…
20.05.2020
04.48-05.17




31 Mayıs 2020 Pazar

19 mayısa dair



Önünde, ardında, sağında, solunda hiçbir şüpheyi yoldaş edinmediğin, emin, net, kesintisiz adımlarla yürüdüğün aşk yoludur kurtuluş, kavuşum.
19.05.2020
01.23



Lütuf


Lütuf I
Varlığıyla bana; hizmet etme, merhamet gösterme, şefkat duyma, sabırlı olma, huzurda olma, anlayışlı, kibar, zarif olma, sükutta  olma… lütfuna imkan sağladığı için anneme minnettarım, şükran duyuyorum.
İçimdeki Tanrıçayla kavuşmama ve bu halimle yaşamama,  derinimdeki gizli cevherimi açığa çıkartıp, onu parlatmama imkan yaratan anneme, annem aracılığıyla bana derinden yol gösterip, beni tanrıçalığıma açan, kavuşturan Yaradan’ıma, Rabbime şükürler olsun.
Zorda olsa, zorlansam da, düşüp, kalksam da, kimi zaman hal yoluna girip, kimi zaman şaşsam da her daim, her koşulda yardım ipini uzatıp, kör kuyularımdan beni ışığına çeken Tanrımın ellerini minnetle, şükranla, aşkla öperim.
00.35
18.05.2020                                          
Lütuf II
Aslında benim, senin, onun… yaptığı bir şey yok. Lütfedildiği, sunulduğu, nasip edildiği için, yapıyor ediyor sanıyorsun. Aslında her şey sana sunulan bir lütuf. Dilenci örneğinde olduğu gibi; onun varlığı sayesinde sen yardım edebilme, şefkatini, merhametini sunabilme imkanını yaşıyorsun. Onun varlığının lütfu sana bunları yapmana imkan sağlıyor. Evrendeki her şey gibi. Tabi aynı zamanda senin, benim varlığımda başka şeylere, başka insanlara varlıklarındaki öze ulaşabilmeleri için bir lütuf.
Lütuflar dünyasındayız. Yaradan’ın lütfuyuz.
20.05.2020
04.57




29 Mayıs 2020 Cuma

An dan içeri



Can=canan; C+AN= C+AN+AN; Anlar Bir olmuş Canın içinde, An var An’nın içinde Canan olmuş.
Cananın içinde Can, sevileni seven de AN.
Canan’nın içinde bir Can, Can’ın içinde bir Can, C.C’HU(Celle Celaluhu yu) AN.
Her AN içinde Allah deyu Akan , AN ırmaklarıdır ‘’O’’ KAN!
‘’K’’erim  olan Allah’ı ‘’AN’’
Ne sanırsan san, senin ‘’Z’’AN’nın da ki Zül Celali Vel İkram’ı ‘’AN’’

10.05.2020
23.35- 00.02


27 Mayıs 2020 Çarşamba

Can’a dair



 ‘’Can’’nı  ‘’an’’da bilmeyen, Cananın hasretinde. Can olup’’ an’’nın kıymetiyle, cananın vuslatında. Seven(can) olunca hakkıyla, sevilende(canan) oluyorsun hakkınla. Kaçınılmazdır kavuşum Cananın içinde ‘’Can’’ olunca. Can’nını bilen Cananını da bilir nede olsa…
Candır canana erdiren
Candır canandan da ettiren!
Yolu kıldan ince kılıçtan da keskin eyleyen.
Yakin’ni uzak, uzağı yakin ettiren.
Bulduğunu arayan, aradığını bulduran.
05.06
07.05.2020



3 Mayıs 2020 Pazar

Yağmurla gelen

                                                          I

    Yağmurun rahmetini gönlümüze düşürenin kelamından🤲
Abî hayat'tı gayb da, batın da arayan görmeyen göze ayan beyan rahmettir bu!
Sesinin sükûtuyla ruha huzur veren,
Suyun susuza( toprağa) vuslat-ı rahmetiyle gönülleri feraha erdirendir bu!
05.28
03.05.2020



                                                       II
Bildiğin için seçiyorsun, kavuştuğun için şimdi arzuluyorsun. Bilmesen, görmesen, tatmasan daha önceden, şimdi nasıl özleminde, hasretinde, hayalinde olursun ki? 
vuslatı bildiğindendir, nasıl kıymetli bir şey olduğunu, o yüzden yana yakıla tekrar arzulamaktasındır.
  Susuz suyu bildiği içindir, bünyesinde zaten suyu barındırmıştır bir müddet. Ondan ayrı kaldığı için kavuşum isteğiyle ''su'' ''suz'' olmuştur. Bir ve bütünlüğü, tamama erişi, tam oluşu bildiğindendir şimdi duyduğu hasret. 
  Yoksa nasıl seçim yapardık? neye göre seçerdik? Herkes istidadı ölçüsünde seçimini yapıyor. Yani önceden bildiği, tanıdığı şeyleri seçiyor, istiyor, arzuluyor. Ayan-ı sabite( şeylerin Allah katındaki bilgisi)nin ölçüsünde biliyor ve istiyorsun. Bu ölçüye uygun olmayan şeyleri seçtiğinde, hayatı kendine ve etrafına zul ediyor, cehennemini yaratıyorsun. Yoldan şaşmaların bundandır. Oysa ki yolunda, ölçünde olduğunda her şey latif bir şekilde cennetine akmaktadır. istikametinde olmaktır. 
     O yüzdendir yeni bir şeyin olmayışı. Her şey tanıdık ve bildik. Bildiğin içindir dileyişin. O dilediği içindir dileyişin!
Allah kabul etmeyeceği duayı bize ettirmez.
05.54
03052020